MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, davalı bankanın ... şubesinde gişe görevlisi olarak çalıştığını, hakkında asılsız isnatlarla başlatılan bir soruşturma üzerine banka müfettişine ifade verdiğini, emekliliğe hak kazanma nedeniyle işten ayrılmak için dilekçe vermek istediğinde bu kabul edilmeyerek tüm haklarının ödeneceği söylenerek kendisinden baskı ve zorlamayla istifa dilekçesi alındığını ileri sürerek, kıdem ve manevi tazminat ile yıllık ücretli izin, ikramiye alacaklarını istemiştir.
Mahkemece, davalının iş sözleşmesini feshetmekte haksız olduğu, kullanmadığı yıllık izinleri ile kıstelyevm esasına göre ikramiye alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararını davalı taraf temyiz etmiştir. Dairemizin 24/02/2015 gün 2013/10239 Esas ve 2015/7984 Karar sayılı kararı ile "davacının istifası nedeniyle kıdem tazminatı talebinin reddi ile 86 gün yerine 42 günlük ikramiye alacağına hükmedilmesi gerektiği, kabule göre ise ücretsiz izinde geçen sürenin kıdeme esas sürede dikkate alınmasının hatalı olduğu" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, ikramiye alacağı ile ilgili bozma nedeni yönünden bozmaya uyulmuş, ancak iki numaralı bentte belirtilen kıdem tazminatı talebinin reddine yönelik "işyerinde 13 yıl 7 ay 7 gün hizmeti bulunan davacının tazminat hakkından vazgeçecek şekilde davranmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, işçi lehine yorum ilkesi de dikkate alınarak mevcut belgeler ve tanık beyanlarından tazminata hak kazanacak şekilde işverenlik tarafından iş akdine son verildiği kanaatine varılarak benimsenen 25/05/2013 tarihli ek hesap raporunda belirtilen miktarla sınırlı olarak kıdem tazminatı yönünden mahkememizin 25/07/2013 tarih 2011/726 Esas 2013/639 Karar sayılı hükmünde direnilmesine," gerekçesi ile bozmaya karşı kısmi direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalı tarafından duruşmalı olarak duruşma için 25/10/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildi. Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Davacı bankada çalışmakta olup müfettiş raporuna konu olan olaylardaki miktarlar çok düşük ise de bankacılık işi güvene dayalı bir çalışmadır. Davacının banka müfettiş soruşturması sonucunda iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedilebileceğini düşünerek 12.05.2011 tarihinde istifa dilekçesi verdiği sabittir. Davacının bu istifa dilekçesini verdikten sonra aynı tarihte bu sefer yaş koşulu dışında emekliliğe hak kazanma nedeniyle ikinci bir fesih dilekçesi vermiş ise de bunu kıdem tazminatını alabilmek amaçlı yaptığı sabittir. Davacı istifa dilekçesini banka müfettişinin zorlama ve baskısı ile verdiğini ileri sürmüş ise de davacının işverenin güvenini sarsıcı davranışları, banka içi güvenlik kamera kayıtları ve tanık beyanları nazara alındığında istifa dilekçesinin iradesinin fesada uğratılarak alındığını ispat edememiştir. Mahkemece davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır” gerekçesi ile verilen bozma kararının kıdem tazminatına yönelik kısmi direnmeye ilişkin bölümünün yasal dayanağı 4857 sayılı Kanun ile 1475 sayılı Kanunun yürürlükte olan hükümlerine ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerine uygun olup direnme gerekçelerinin hukuki olmadığı, Dairemizin bozma kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, dosyanın kısmi direnmenin temyiz incelemesinin yapılmak ve DİĞER TEMYİZ SEBEPLERİNE İLİŞKİN İNCELEME YAPILMAK ÜZERE DAİREMİZE İADESİ için 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 25.10.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.