MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı şirkete ait yurtdışı projelerinde 2003–2007 tarihleri arası alçıpan ustabaşı olarak çalıştığını, son saat ücretinin 3,00 Amerikan doları olduğunu, üç öğün yemek, barınma ve ısınma, temizlik gibi gereksinimlerinin işverence karşılandığını, iş sözleşmesi davalı tarafından sona erdirilen davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının şirkete ait şantiyelerde belirli projeler için belirli zamanlarda, dönemsel ve belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, davacının çalışmasının sürekli ve kesintisiz olmadığını, davacının proje bazlı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışması nedeniyle iş sözleşmesinin projelerin sonlanması ile kendiliğinden sona erdiğini ve kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı için öngörülen yasal koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemenin tefhim edilen kısa kararında net 753,20 USD ihbar tazminatı alacağının 100,00 USD'sinin dava tarihinden, 653,20 USD'nin ıslah tarihinden itibaren tahsili şeklinde kabul hükmü bulunmakta olup, gerekçeli kararda aynen " Davacı vekilinin, ıslah dilekçesi ile 721,28 USD ihbar tazminatı talep ettiği, zuhulen 753,20 USD'ye hükmedildiği, davacı vekilinin, 28.03.2016 tarihli dilekçesi ile tavzih talebinde bulunduğu, talepten fazlaya hükmedilmesini gerektirecek kamu düzenini ilgilendiren ve davalıya yüklenen borçları genişleten bir durumun varlığının da sözkonusu olmadığı anlaşılmakla, kararın (1–b) bendi tashih edilerek " açıklaması yapılarak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında net 721,28 USD ihbar tazminatı alacağının 100,00 USD'sinin dava tarihinden, 653,20 USD'nin ıslah tarihinden itibaren tahsili şeklinde hüküm kurulmuş ancak tahsiline karar verilen sonuç miktarın yine 753,20 USD olduğu anlaşılmıştır.
Kabul edilen ihbar tazminatı miktarının 721,28 USD lik talep aşılarak 753,20 USD üzerinden karara bağlanması HMK'nun 26. maddesine aykırı olduğu gibi, mahkeme kararının gerekçesinde 753,20 USD'ye hükmedilmesinin hatalı olduğu kabul edilmesine rağmen kararın hüküm kısmındaki ihbar tazminatı toplam miktarının 753,20 USD olması gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişkiye neden olmuştur.
Buna göre, hem 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ve bu karara uygun olarak yeni düzenlenen HMK nun 298/2. maddesi gereğince tefhim edilen hüküm özeti ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasındaki çelişki yaratılması hem de HMK'nun 26. maddesine aykırı olarak talep aşımına yol açılması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 21/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.