Y A R G I T A Y İ L A M I
DAVA:Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29/11/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ile karşı taraf adına Avukat geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyada sorun bozma üzerine verilen kararın HMK. nun 297. maddesine uygun olup olmadığı ve bozma dışında kalan hususlarda yeniden hüküm kurulup kurulmayacağıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi bir kısım işçilik hak ve alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine karşı davalı işverence yapılan itirazın haksız olduğu iddiasıyla itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatı talebinde bulunmuş, Mahkemece ilk kararında, “davacının talep edebileceği bakiye 7.196,07 TL kıdem ve 11.242,28 TL ihbar tazminatından taleple bağlı kalınarak 7.000 TL kıdem ve 5950 TL ihbar tazminatı ve 117.012,15 TL işten ayrılma paketi alacağı, 136,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 130.098,88 TL bakımından itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, alacak miktarı likit olmayıp hesaplamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine” yönünde açıklama yapılarak, “Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Kadıköy 4. İcra müdürlüğünün 2012/2819 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile;
129.962,15 TL asıl alacak, 136,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 130.098,88 TL üzerinden takibin asıl alacağı takip tarafından itibaren işleyecek faizi ile takibin devamına,
Fazlaya dair taleplerin reddine,
İnkar tazminatı talebinin reddine,” şeklinde hüküm kurarak buna göre tarafların vekâlet ücreti ve yargılama giderlerindeki hak ve yükümlülükleri tayin etmiştir. Bu karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2015 tarihli ve 2014/8687 E. sayılı kararı ile “Davacı işyerinde kendisine özel ayrılış paketi ödenmesinin gerektiğini ispatlayamadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen ikinci kararda ise; “Uyulmasına karar verilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2014/8687 esas 2015/22626 karar sayılı Bozma İlamı Bozma gerekçesine göre DAVANIN REDDİNE” karar verilip, buna göre de sadece davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmiştir.
Bu durumda bozma ilamının, uyuşmazlık konusu icra takibindeki özel ayrılış paketi alacağına hasren olmasına karşın Mahkemenin bozma ilamı sonrası verdiği 2. kararında takibe konu diğer alacak kalemlerine ilişkin bir gerekçe oluşturulmadan ve hüküm kurulmadan karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının takibe konu olup, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş diğer alacak kalemleri hakkında da HMK. nun 297. maddesine uygun bir şekilde gerekçe oluşturup hüküm kurması ve buna göre de vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin tespit edilmesidir.
Ayrıca gerekçeli kararda dava tarihinin 22.06.2012 yerine 08.03.2016 şeklinde yazılması da hatalıdır.
F )SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacı yararına takdir edilen 1.350.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy