MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 22.06.2011-25.11.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde diyetisyen olarak çalıştığını, davalı tarafından 22.11.2013 tarihinde gönderilen 25.11.2013 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen ihtarla iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının şirket bünyesinde randevulu hastası olduğu halde hastaneyi terk ettiğini, yöneticilerden izin almadığını, kendine özel muayene açtığını, imza föylerini zamanında imzalamadığını, mesai saatleri içinde kendi muayenesinde çalıştığı, hastalara muayene kartını verdiğini, mesai saatinden evvel işyerini mazeret bildirmeden terk ettiğini, iş akdinin davalı tarafından 22.11.2013 tarihinde devamsızlık nedeniyle değil işverene karşı özen, bağlılık ve iş görme borçlarını yerine getirmemesi nedeniyle İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, yıllık izinlerini kullandığını, genel tatillerde çalışması olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından davalı işyerinde çalışırken işverenin izni dışında kendisine ait bir işyeri açarak çalışması, hasta randevusu olduğu saatlerde görevinin başında olmaması nedenleriyle 4857 sayılı Yasa'nın 25/II. maddesi gereğince haklı nedene dayanılarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, genel tatil günlerinde çalışmadığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, iş akdinin davalı tarafından haksız nedenle feshedildiğini iddia etmiş, davalı da davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan eylemleri nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece her ne kadar davalının iş akdini haklı nedene dayanarak feshettiği gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının reddine karar verilmiş ise de, dosya içeriğine göre davalı işyerinde diyetisyen olarak çalışan davacının özel muayenehaneyi ne zaman açtığı, işverenin bilgisi dahilinde açılıp açılmadığı, hastalarını muayenehanesine yönlendirip yönlendirmediği somutlaştırılmış değildir. Bu hususlar ile ilgili gerekirse tanıklar yeniden dinlenip gerekli araştırma yapılarak davacının işverene karşı olan sadakat borcunu ihlal edip etmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Taraflar arasında, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı taraf yargılama aşamasında “izin talep formu” başlıklı bir kısım belgeler sunmuş olup bunların bir kısmında davacının imzası vardır. Mahkemece, yıllık izin belgeleri tek tek davacıya gösterilip beyanı alınarak davacının yıllık ücretli izinlerini kullanıp kullanmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.