MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, fazla mesai ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı Bakanlığa ait hastanede alt işveren işçisi ve temizlik görevlisi olarak çalışırken emeklilik sebebiyle iş akdini feshettiğini ileri sürerek,kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, husumet yokluğundan davanın reddini istemiştir.
Davalı .... Grup Şirketi vekili, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 9. H.D.nin 2014/1373 E. 2015/13134 K. Sayılı ilamı ile özetle; “Somut olayda davalı Şirket vekili, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin sonuç kısmında zamanaşımı def’inde bulunmuş, ıslah dilekçesinin tebliğinden sonra da önceki itirazlarını tekrar ettiğini belirtmiştir. Bu durumda davalının ıslahtan sonra zamanaşımı def’inde bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, alınan ek raporda ise davalının zamanaşımı def’inin olmadığı belirtilmiş, 02.06.1998-25.04.2012 dönemi için hesaplanan fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.
Davalı Şirket vekili, kök bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin sonuç kısmında yöntemince zamanaşımı def’inde bulunduğundan ve bu itirazını ıslahtan sonra da tekrar ettiğinden ıslahtan geriye doğru 5 yıl gidilerek zamanaşımına uğramayan fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece özetle; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller,tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde;... kayıtları ve bunu doğrulayan tanık anlatımları ile davacının emeklilik nedeniyle iş akdinin sona erdiği sübut bulduğundan kıdem tazminatı talep hakkının bulunduğu,davacının çalıştığı sürede yıllık izinlerinin bir kısmının davalı işverence kullandırılmadığı ve ücretinin ödenmediğinin anlaşıldığı,bu nedenlerle davacının yıllık izin ücreti talep hakkının doğduğu,ücret alacağı ile ilgili olarak çalıştığını ispat yükü işçide olup ücretin ödendiğini ispat yükü ise işveren üzerinde olduğu,davalı işveren ise ücretin ödendiğini ispatlayamadığı, davacının ücret alacağı talep hakkının doğduğu,tanık beyanları doğrultusunda davacının fazla mesai,genel tatil ve bayram tatili çalışma alacağının bulunduğu anlaşıldığı,hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı,bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, fazla çalışma ücreti ile genel tatil ve bayram tatili (yasal tatil) ücret alacağının tanık beyanları ile ispatladığı gibi, uzunca bir süre için hesaplandığından, miktarı da gözetilerek Yargıtay içtihatları, dosya kapsamı itibariyle takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak belirlenen tutarların hüküm altına alınması karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece bozma ilamına uyulup, ıslah tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek zamanaşımına uğramayan fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınması için bilirkişiden ek rapor alınarak rapor doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de; bilirkişi ek raporunda zamanaşımı değerlendirilmesi hatalı yapılmıştır.
Şöyle ki; ıslah tarihi olan 29.07.2013 ten geriye doğru 5 yıllık dönem 29.07.2008 tarihinden itibaren fazla mesai ücreti ve genel tatil ücretinin alacaklarının hesap edilmesi gerekirken fazla çalışma ücreti alacağının 29.07.2007 tarihinden itibaren,genel tatil ücreti alacağının ise 01.07.2008 tarihinden itibaren hesap edilmesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının ıslah tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem 29.07.2008 tarihinden itibaren hesap edilerek dava dilekçesindeki miktarlarda korunarak hüküm altına alınmasıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.