MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Davalı vekili tarafından verilen 24.05.2016 havale tarihli dilekçede Dairemizin 14.03.2016 tarih, ... E ve ... K sayılı düzeltilerek onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dairemizin düzeltilerek onama kararında davacı isteminin, davalı cevabının ve mahkeme kararının gerekçesi olarak özetlenen kısımlarının dosya içeriğiyle ilgisinin bulunmadığı, sehven başka bir dosyaya ilişkin özetlenen kısımlarının karara aktarıldığı, bunun gözden kaçırılarak kararın hatalı oluşturulduğu anlaşılmakla yukarıda tarih ve numarası belirtilen KARARIN ORTADAN KALDIRILMASINA karar vermek gerekmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılı Mayıs ayında davalı işverenlikte çalışmaya başladığını ancak sigortasının 1995’te yapıldığını, davacının aslen davalı şirket işçisi olmasına rağmen bu şirketin sahibinin hissedar olduğu birçok şirket ve kooperatif üzerinden sigortasının yapıldığını, davacının inşaatta şantiye çavuşluğu yaptığını, davacının en son aylık 1.000 TL ücret aldığını iş sözleşmesinin 2009 yılında sona erdirildiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, müvekkilinin fazla çalışma ücreti alacağının da ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile, yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının hiçbir şekilde müvekkili şirkette çalışmadığını bunun celp edilecek ... kayıtlarından da anlaşılacağını, davalı şirketin ... ilçe sınırları içinde inşaatlar yaptığını, davacının buradaki inşaatlarda çalışmadığını, davalı şirketin sahibinin dava dilekçesinde adı geçen konut kooperatiflerinde üye olması sadece ortak veya ilgili kooperatiflerin genel kurullarında kanunlara uygun olarak yönetimlerine seçilmesi tamamen ferdi bir faaliyet olduğunu, bu ferdi faaliyetin ortağı olduğu şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının ilk çalışmasının 10.12.1994 tarihinde başladığı davacı tanıklarının davacının iddia ettiği mayıs 1994 tarihinde işe başladığına dair kesin ve somut beyanlarının bulunmadığı, davacının ... kayıtlarından önce davacının çalışma olgusunu ispatlayamadığı, davacının 10.12.1994-31.12.208 tarihleri arası toplam 14 yıl 21 gün çalıştığı, davacının kesintisiz çalışmasına rağmen ... giriş ve çıkışlarının farklı şirket ve kooperatifler üzerinden yapıldığı, ... ile... yetkilisinin aynı olduğu, dinlenen tanık beyanları ile değerlendirildiğinde davacının fiili olarak kesintisiz aynı işi yapmasına rağmen... kayıtlarında birbirini takip eder şekilde giriş ve çıkışlarının bulunduğu, davalı şirket ile davacının ... bildirimlerinin yapıldığı kooperatifler arasında organik bağ olduğu bu nedenle davacının davalı şirkette çalıştığının kabulünün gerektiği, davacının en son aylık ücretinin 1.000 TL olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiği konusunda delil sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı davacının fazla çalışma yaptığı ancak bunların ödendiğinin ispatlanmadığı yine yıllık izinlerinin kullandırıldığının ispatlanmadığı, davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı ancak bunların ücretlerinin ödendiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatının tamamına talep edilmek şartı ile akdin fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dava dilekçesinde kıdem tazminatının tamamına akdin fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemesine rağmen, mahkemece hüküm altına alınan kıdem tazminatı alacağının tamamına akdin fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken " taleple bağlı kalınarak " gerekçesi ile net 500,00 TL. sinin iş akdinin fesih tarihi olan 31.12.2008 tarihinden itibaren, net 19.103,41 TL. nin ise ıslah tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin çıkartılarak, yerine;
“ – Net 19.603,41 TL. kıdem tazminatı alacağının fesih tarihi olan 31.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 06/10/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy