MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile eksik ödenen ücret, asgari geçim indirimi, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinden fazla çalışma ücretlerinin ödenmesini ve eksik yatırılmış tüm sigorta pirimlerinin tamamlatılmasının bir çok sefer istemesine rağmen davalı işverenin bu ödemeleri yapmadığını, sigorta pirimlerini tamamlamadığını, davacının bu taleplerini tekrar ilettiği 02/05/2011 tarihinde de davacıya davalı şirket yetkilileri tarafından iş akdinin sonlandırıldığı ve artık işyerine gelmemesi gerektiğinin söylendiğini, davacıya yasal haklarının ödenmediğini, milli tatillerin tümünde çalıştığını, dini bayramlarda ise 1. ve 2. güntatil yaptığını ve diğer günlerde çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, eksik ödenen ücret ve asgari geçim indirimi, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının, şahsi, ailevi nedenler ile istifa ettiğine dair dilekçe verdiğini, davacının iddia ettiği gibi genel tatil alacağı bulunmadığını, ............ tarihli raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkili nezdinde çalışan aşçıların fazla mesai yaptığına ilişkin bir tespit bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, maaşların ödendiği bankadan hesap dökümünün celbedildiği, emsal ücret araştırması yapıldığı, davalının zamanaşımı itirazının nazara alındığı, .... kayıtlarına göre davacının 04/10/2005-30/04/2011 tarihleri arası çalıştığı görülmüş ise de istifa dilekçesi nazara alınarak 02/05/2011 tarihine kadar çalıştığının kabul edildiği, davacının istifa dilekçesini davalının yanıltması sonucu ibraz ettiği, istifa iradesinin olmadığı, feshin tazminat gerektirdiği, davacının son ücretinin emsal ücret araştırmaları ve kendi beyanı nazara alınarak 1600,00 TL. olarak kabul edildiği, bilirkişinin hesapladığı fazla mesai alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Genel tatil çalışması yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Genel tatil çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, genel tatil çalışmasının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de genel tatil çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, hükme esas bilirkişi raporunda genel tatil çalışması açısından beyanı alınan davacı tanığı Kenan, davalı işverenlikte 2010 yılından 2011 yılının 10. ayına kadar çalıştığını ifade etmiştir. Davacı tanığı ........“ramazan ve kurban bayramlarında da çalışırlardı, diğer resmi tatil günlerinde de çalışırdık” şeklindeki beyanı ile dava dilekçesindeki genel tatil çalışması iddiasını da aşan şekilde bir çalışma ifade ettiği görülmektedir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan teftiş tutanağında dini bayramlar hariç çalışma yapıldığından bahsedilmiştir. Somut bu maddi olguya göre davacının dini bayramlarda çalıştığına ilişkin başkaca bir delil de olmadığı göz önüne alındığında, davacı lehine dini bayramlar için genel tatil ücret alacağı hesaplanması hatalıdır.
3- İşçiye ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi yasa ile getirilmiş olup, bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Bu nedenle ücretin eki değildir. Asgari geçim indirimi alacağına yasal faiz yürütülmesi gerekirken en yüksek mevduat faizi yürütülmesi hatalıdır.
4-Fazla mesai ücretinin hesaplanmasında ıslaha karşı zamanaşımı gözetilerek yapılan hesaplamadan % 30 takdiri indirim yapıldığında anılan alacak net 9785,20 TL. fazla mesai alacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, Mahkeme kararında %30 takdiri indirim yapıldığı belirtilerek 5365,20 TL.na hükmedilmesi hatalı olup, hüküm altına alınması gereken fazla mesai miktarı net 9785,20 TL.’dır.
5-Davacı tanıklarından Turgut, iş aktini fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle davacının sona erdirdiğini belirtmiştir. Davacı işçi tarafından gerçekleştirilen feshin 4857 sayılı İş Kanununun 24/II.e maddesi uyarınca haklı nedene dayandığı anlaşılmaktadır. Davacı kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak iş sözleşmesini haklı da olsa fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanmayacağından bu tazminatın reddi gerekir. Mahkemece yazılı gerekçe ile ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19/09/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
.