MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.05.2009 -06.12.2013 tarihleri arasında alt işveren davalı ... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti’nin işçisi olarak asıl işveren of an diğer davalı ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde aylık en son net 940.00 TL ücret ile güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ayrıca yemeğin işveren tarafından karşıladığını, 100,00 TL yol ücreti ödendiğini, çalışma saatlerinin haftada 2 gün 08:00 - 17:00, 2 gün 15:00 - 23:00, 2 gün 23:00 - 07:00 saatleri arasında olduğunu, 03.12.2013 tarihinde davalı ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi yetkililerinin davacıya iş yerinde çalışmasını istemediklerini söylediğini, davacının da bu durumu diğer davalı şirkete bildirmesi üzerine işverenlik tarafından ...’deki ... Projesinde görevlendirildiğini, davacının da ... oturması ve işe gidiş gelişleri zor olacağı için servisten yararlanmak istediğini bildirmesi üzerine davalı şirket tarafından ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezindeki çalışmasına devam etmesinin istendiğini, bunun üzerine çalışmaya devam ettiğini ve 06.12.2013 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, gerek idari başvuru gerekse de ihtarnamelere rağmen hak ve alacaklarının ödenmediğini, davacının milli ve dini bayramlarda çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını veya eksik kullandırıldığını, 2013 Aralık ayına ait 6 günlük ücretinin ödenmediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı kurumun temizlik hizmeti sunan firmalarla Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmesi Kanunu kapsamında hizmet satın aldığını, kurumun asıl işveren değil, ihale makamı konumunda olduğunu, istihdam edilen personellerin her türlü işçilik alacakları ile sigorta primlerinin yüklenici firmalar tarafından ödendiğini, davalı kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ilgili firmanın kendisine yapılan iş yeri görevlendirmesine uymayarak iş akdini kendisinin feshettiğini, hastane iş yerinde normalde fazla mesai yaptırılmadığını, nöbet usulüne tabi personele ise nöbet karşılığı izin kullandırıldığını ve bakiyesinin nöbet ücreti olarak ödendiğini, davacının fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığım savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti vekili; davacının 01.05.2009 tarihinde davalı şirket nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 11.12.2013 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, gün kaybına uğramadan SGK primlerinin yatırıldığını, davacının haftalık 45 saatten daha az çalıştırıldığını, bayram tatillerinde çalıştığı günlere ilişkin ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, davacının davalı Kurum ile sıkıntı yaşadığını belirtmesi üzerine kendisinin TT Arena projesinde görevlendirildiğini, atama yazısını 03.12.2013 tarihinde tebliğ aldığını, ancak yeni görev yerinde başlama tarihi olan 06.12.2013 tarihi ve buna müteakip günlerde görev yerine gitmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davalıların temyizi açısından:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale ettirildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve temyiz harç ve giderlerinin mahkeme veznesine yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2 nci fıkrasında ise;"Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." denmiştir.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “ 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre, temyize konu kabul edilen miktar 444,22 TL olup karar tarihi itibariyle 2.080 TL olan temyizde kesinlik sınırı altında kaldığından davalıların temyiz talebinin HUMK.nun 427/2 ve 432/4. maddeleri uyarınca AYRI AYRI MİKTARDAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı temyizi yönünden yapılan incelemede:
a- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b- Davacı, 09/12/2013 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne müracaatla davalı işveren tarafından işten çıkarıldığına ilişkin şikayette bulunmuş olduğuna göre davacının işe girişte tarih kısmı boş olarak imzalatıldığını iddia ettiği 11/12/2013 tarihli istifaya değer verilemez. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine istifaya değer verilerek reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22/05/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.