MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 19.05.1990-20.11.2009 tarihleri arasında davalı şirkete ait Irak, ..., ..., ..., ... ve Türkiye'de bulunan şantiyelerinde makine formeni olarak çalıştığını, davacının çalışmasının aralıksız ve kesintisiz olduğunu, davacının iş sözleşmesinin feshi tarihinde aylık ücretinin net 2.200,00 USD olduğunu ve günde 3 öğün yemek ve barınma ihtiyacının davalı şirket tarafından karşılandığını, iş akdinin sonlandırılarak Türkiye'ye gönderildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kesintili olarak davalı şirketin yurtdışı projelerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile proje bazlı olarak en son brüt 5,24 USD saat ücreti ile çalıştığını, 19.11.2009 tarihli izin dilekçesi ile izne ayrıldığını ancak 11.12.2009 tarihinde izni sona ermesine karşın işe dönmediğini, davacının izin dilekçesi ile izinden dönmez ise dilekçesinin istifa dilekçesi olarak kabulünü talep ettiğini, 16.12.2009 tarihli elektronik posta mesajı ile başka bir işyerinde iş bulması nedeniyle izinden sonra işe dönmeyeceğini bildirdiğini, davacının çıkış işlemlerinin yapıldığını, davacının izinden dönüş yapmayarak eylemli olarak sözleşmesini sonlandırdığını, davacının tahakkuk eden aylık ücretinin cari hesap kartına yansıtıldığını ve davacının banka hesabına yatırıldığını, ücret bordroları, cari hesap kartonu ve bankaya yapılan ödemelerin birbiri ile uyumlu olduğunu, yapılan ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul ettiğini, aylık ücretlerdeki farklılığın ise davacının fazla çalışma, genel tatil, dini-milli bayram günü yaptığı çalışmaların karşılığı ücretlerin aylık ücretin net tutarına eklenerek ödenmesinden kaynaklandığını, davacının aylık ücretinin hiçbir zaman 2,200,00 USD'ye ulaşmadığını, davacının yurtdışı dönem boyunca çalıştığı ülkenin mevzuatına tabi olduğunu ve bu nedenle ihbar tazminatı isteme hakkının bulunmadığını, davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hesaba esas alınan hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi davalıya ait inşaat şantiyelerinde aralıklı şekilde çalışmış olup, 15/07/2003-21/08/2008 tarihleri arasını kapsayan çalışma süresinin hesabında maddi hata yapılarak ilgili dönemin "4 ay 6 gün" olarak belirlenmesi hatalıdır. Bu durum "kıdem (sehven eksik miktar mahfuz)" şeklindeki gerekçeli karara koyulan ibare ile mahkemenin de kabulünde olup, eksik belirlenen hizmet süresine göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı ulusal bayram genel tatil ücreti talep etmiş, mahkemece "...davacı tanığının davacı ile birlikte çalıştığı dönem bakımından anlatımına dayalı olarak hesaplama yapılması mümkün ise de; bu sürelere ait ücretler zamanaşımı süresi içinde talep edilmediği..." gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tanığı ... davacının ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığına yönelik beyanda bulunmuş olup, mahkemece davalı tanığının beyanı değerlendirilip, davaya ve ıslaha karşı süresinde bulunulan zamanaşımı itirazı gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İsteğin yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
4-Hafta tatili ücretinin hesabı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece "...davacı tanığının davacı ile birlikte çalıştığı dönem bakımından anlatımına dayalı olarak hesaplama yapılması mümkün ise de; bu sürelere ait ücretler zamanaşımı süresi içinde talep edilmediği..." gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiş ve davacının ayda 3 hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilerek alacak hesaplanmıştır.
Davalı tanığı ... davacının ayda 2 hafta tatili gününde çalıştığını beyan etmiş olup, davacının ayda 3 hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesap davalı temyizi olmadığından davacı lehine kazanılmış usuli hak teşkil etmektedir. Buna göre davaya ve ıslaha karşı süresinde bulunulan zamanaşımı itirazı gözetilerek davacının ayda 3 hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilip alacak hesaplanmalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
5-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre haftalık fazla çalışma süresinin 18 saatin üzerinde olduğu belirtilip, 18 saatle sınırlı olarak alacak hesabı yapılmıştır.
Mahkemece davacının fazla mesai alacağı 18 saatle sınırlı kabul edilmişse de fazla çalışmanın haftalık 18 saati aşamayacağına ilişkin olan ve bilirkişi raporunda belirtilen karar yerleşik bir uygulama olmayıp, münferid bir karar olup, fazla çalışma ücreti 18 saat sınırlaması yapılmadan davalı tanığı ... beyanı da değerlendirilerek belirlenmelidir.
6-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59'uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı işverenin yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak çalışmıştır. Davacının yıllık izin ücreti alacağı istemi bordroda yer alan tahakkuklar nedeniyle reddedilmiş ise de, izin ödemesi adı altında bordroda yer alan tahakkukların işçinin farklı şantiyelerdeki çalışmalarının iş bitimi sebebiyle sona erdiği dönemlere rastlayıp rastlamadığı araştırılmamıştır. Bordroda yer alan ödemelerin işçinin banka hesabına yapıldığı savunulmuş olmakla bu yönde gerekirse ilgili banka kayıtları getirtilmeli ve iş bitimi sebebiyle çıkışların verildiği dönemde yapılan ödemelerin karşılığı olan izin günleri ile çalışma dönemi içine rastlamakla birlikte izinlerin kullandırıldığını gösteren imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile desteklenen izin tahakkukları hesaplamadan düşülmelidir. Bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy