MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş ise de; davalılardan ...avukatı tarafından duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 03/08/2012 tarihinde davalı şirkette "...'nin saraçhane, ..." ve çevre binaların ... elektronik ve mekanik sistemlerinin hizmete hazır halde tutulması işini yaptığını, ... Saraçhane hizmet binasında ... teknikeri olarak işe başladığını, davalı şirketin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ihale ile teknik hizmet verdiğini, davalı şirketin ... Büyükşehir Belediyesinin taşeronu olduğunu, iş akdine sendikal nedenlerle son verildiğini iddia ederek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine ayrıca sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili, davacının davalı müvekkil şirket projesinde proje sonuna kadar "belirli süreli iş sözleşmesi" kapsamında çalışıyor oluşu dolayısıyla işe iade davası açma hakkının bulunmadığını, davacının ikaza rağmen iş yeri prosedürüne aykırı davrandığını ve süregelen verimsizlik durumun nedeni ile son çare olarak iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Belediyesi usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin işveren tarafından ispatlanamaması ve iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, feshin geçersizliğine ve davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğunun tespitine ilişkin gerekçe isabetlidir.
Ancak, mahkemece, davalılar arasında asıl- alt işveren ilişkisinin olduğu kabul edilmesine rağmen, davacının alt işveren nezdindeki işine iade edilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında hangi işverene iade edildiğinin gösterilmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
Hüküm fıkrasının davacının hangi davalı nezdinde işe iade edildiği gösterilmeden “Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine;” şeklindeki paragrafın çıkartılarak yerine;
“1- Feshin geçersizliğine ve davacının davalı ...nezdindeki işine iadesine”
Hüküm fıkrasının işe iadenin mali sonuçlarına ve yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin olan 3. 5. ve 7. fıkralarındaki “davalıdan” sözcüklerinin çıkartılarak yerlerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 11.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.