MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalıya ait eczanede 29/02/2008-05/10/2011 tarihleri arasında çalıştığını, son net ücretinin 800 TL olduğu halde bordroların asgari ücretten düzenlendiğini iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yılık ücretli izin alacağı, hafta tatili, bayram ve genel tatil alacağı, asgari geçim indirimi alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı; aile ve iş yoğunluğu nedeniyle eczaneye sık olarak gitmediğinden davacıya aşırı serbestlik verdiğini ve davacının tüm eczaneyi kendisininmiş gibi yönetip eczaneyi arkadaşlarının buluşma ve zaman geçirme mekanı halinde getirdiğini, davacının davalının güvenini kötüye kullanıp lüks ve aşırı harcamalar yaptığından işverence sözlü olarak uyarıldığını buna rağmen davacının uyarıları dinlemediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 26/11/2016 tarih ve 2014/31256 Esas, 2015/33582 Karar sayılı ilamıyla “1-… davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-… Somut olayda davacı dava dilekçesinde haftada 5 gün çalışma olduğunu belirtmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 1. Hafta 5 gün çalışma olduğu belirtilerek 6 gün çalışma varmış gibi, 2. Hafta ise 6 gün çalışma üzerinden fazla çalışma ücret alacağı hesaplanmıştır. Davacı dava dilekçesinde açıkça haftada 5 gün çalışıldığını belirttiğine göre maddi vakıalarla bağlılık ilkesi dikkate alınarak ve davacının bu talebi gözetilerek fazla çalışma alacağı hesaplanıp karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, bozmadan sonra rapor alınmadan davacının 12.786,60 TL fazla mesai alacağına, %30 takdiri indirim sonucunda 8.950,62 TL olarak hükmedilmişse de bu sonuca nasıl ulaşıldığı, denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, ya denetime elverişli şekilde hesap içeren gerekçe oluşturmak ya da ek rapor alarak sonuca gitmektir. Fazla mesai alacağının denetime elverişsiz şekilde hüküm altına alınması hatalıdır.
3-HMK’nin 297.maddesi uyarınca verilecek kararda, taraflara yüklenen tüm hak ve alacakların hüküm altına alınması zorunlu kılınmıştır.
Bozma kararı verilmekle, önceki hüküm tamamen ortadan kalkacağından mahkemece yeni hükümde davacının bozma dışı kalan talepleri de dahil tüm talepleri hakkında karar verilmeden sonuca gidilmesi de hatalıdır.
4- Hükmedilen miktarların net mi brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
5-Gerekçeli kararda dava tarihi olarak 10/04/2012 yerine 23.03.2016 tarihinin yazılmasıda hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.