MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, 07.03.2012 tarih ve 11845 sayı nolu iş müfettişliği raporunda ... Hastanesinde bağlı birimlerde uygulanan güvenlik hizmet alımı projesinde çalışan işçilerin yüklenici firma işçileri olduğu, söz konusu hukuki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu tespit edilmesine yönelik İş Müfettişliği raporunun iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahk emece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı Bakanlık vekili dava dilekçesinde özetle; bakanlık müfettişi tarafından alt işveren-asıl işveren ilişkisinde muvazaa olduğu yolundaki tespitlerin yerinde olmadığını, müfettişlerin raporda asıl işin muvazaalı olarak alt işverene verilmesi nedeniyle muvazaa olduğunu iddia ettiklerini, tomografi ile yapılan işlerin doktorlar tarafından tedavi için gelen hastaların sağlık sorunlarının doğru tespiti için gerçekleştirildiğini, dolayısıyla asıl iş olduğu, yardımcı iş olmadığı yolundaki saptamanın yerinde bulunmadığını ileri sürerek, ...nün raporu ile ilgili olarak asıl işveren ve alt işveren ilişkisinde muvazaa olmadığının tespitine yapılan itirazın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre açısından reddini talep ettiklerini, müfettişlerin iş yerinde gözleme dayalı yaptıkları denetimde hastane ile taşeron firma arasındaki ilişkiyi bütün boyutlarıyla inceledikten sonra rapor yapıldığını, bu nedenle İş Yasasının 92. Maddesi gereğince iş müfettişlerince tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğundan davacı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.01.2016 tarihli ilamı ile özetle;""Somut uyuşmazlıkta ...na ait ... Hastanesinde güvenlik hizmet alımı sözleşmesi bakımından ... Müfettişleri tarafından muvazaa incelemesi yapılmıştır. Hazırlanan raporda, İş Kanunu’nun 2. maddesi hükümlerine uygun olarak alt işverenlik ilişkisi kurulduğu ve muvazaalı bir ilişkinin söz konusu olmadığı belirlenmiştir.
Müfettiş raporu davacı ...na bildirilmiş ve yapılan bildirimde muvazaanın söz konusu olmadığı açıklanmıştır. Ancak raporun sonuç kısmında itiraz edilmediği taktirde işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacağı ve işveren veya işveren vekilleri hakkında idari para cezasının uygulanacağı ifade edilmiştir. Sağlık Bakanlığına yazılan yazı sonucu itibarıyla hatalı olup, geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinde işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmaları mümkün değildir.
Mahkemece muvazaa bulunmadığı yönündeki tespit yerinde ise de esasen bu yönde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İş Müfettişliği raporunda da asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olduğu tespit edilmiştir. Bu tespite rağmen rapora itiraz edilmemesi halinde işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacağı ibaresi hatalı olup, mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın muvazaanın bulunmadığı tespitine rağmen davanın tümden reddine karar verilmiş olması hükmün icrasında tereddüde sebep olabilecek niteliktedir. Bu yönüyle de tavzih isteğinin kabulüne karar verilmelidir.
Davacı ... sonucu itibarıyla çelişkili olan rapora bu yönüyle itiraz etmiş olup, asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olduğu muvazaanın bulunmadığı tespit edildiğine göre davacı ...na bildirilen raporun “aksi taktirde” ibaresiyle başlayan sonuç kısmının iptali gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece toplanan deliller,bozma ilamına uyularak,07/03/2012 tarih 11845 sayı nolu iş müfettişliği raporunda ... Hastanesinde bağlı birimlerde uygulanan güvenlik hizmet alımı projesinde çalışan işçilerin yüklenici firma işçileri olduğu, söz konusu hukuki ilişkinin 4857 sayılı iş kanunun 2 maddesi uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu tespit edilmesine rağmen sağlık bakanlığına hitaben yazılan yazıda rapora itiraz edilmemesi halinde işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacağı ibaresinin hatalı olduğu anlaşıldığından sağlık bakanlığına bildirilen yazının sonuç kısmındaki "aksi takdirde işçilerin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacağı ve asıl işveren ve alt işveren veya vekillerine idari para cezası uygulanacağı " ibaresinin iptaline karar verilmesi yönünde kanaate varılarak hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı ... davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece bozma ilamına uyularak,davanın kabul edilmesine rağmen tereddüde yol açacak şekilde davanın kısmen kabul edildiği gerekçesi ile davalı lehine karar tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T’ne göre belirlenen maktu vekalet ücretinin hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin çıkartılarak yerine;
“Dava kabul edildiğinden ve davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden 1.800 TL avukatlık parasının davalıdan alınıp davacıya verilmesine” bendinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.