MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin 24.03.2016 tarihinde haksız olarak feshedildiğini iddia ederek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı adi ortaklık vekili ;davacının iş akdinin feshi, işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeplere dayanmakta olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece; yapılan yargılama ve toplanan deliller doğrultusunda davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Mahkeme kararları, TC Anayasası’nın 141. ve HMK’nin 297. Maddeleri uyarınca gerekçeli olmak zorundadır. Mahkeme kararının neler içermesi gerektiği HMK’nin 297. Maddesinde detaylıca belirtilmiş olup, gerekçeli kararın içeriğinin dosyaya uygun olması gerekir. HMK’nin 297. Maddesinin c bendi, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin yazılması gerektiğini emretmiştir. Mahkeme, anılan yasanın 297/c maddesi uyarınca belirlediği iddia ve savunmayı tartışarak sonuca gidecektir.
Oysa dosyamızda davacı iddiası ve davalı savunması tartışılmamakla birlikte gerekçeli kararda yazılan hususlar bu dosyaya özgü değildir. Mahkeme kararı HMK’nin 297. Maddesine aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
2-Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere adi ortaklık iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, kararın da adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkında kurulması gerekir. Kararın tek başına adi ortaklık hakkında verilmesi olanağı yoktur.
Dava, adi ortaklığa (... İkmal Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi) karşı açılmış olup adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığa karşı açılmış olan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Bu nedenle husumet tüm ortaklara yöneltilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy