MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketlere ait gemilerde 04.03.2004-03.06.2011 tarihleri arasında çalıştığını, davalı şirketler arasında bağlantı bulunduğu ve birlikte istihdamın söz konusu olduğu, davacının en son 1.250 dolar aylık ücret ve ayrıca 200 dolar ambar parası aldığı, iş akdinin işverenler tarafından feshedildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalılar vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının davalı şirketlerde aralıklı olarak belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığını, çalışma süreleri sonunda kendi isteğiyle işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını ayrıca bütün haklarını aldığını beyan ederek ibra verdiğini, şirketler arasında bağlantı bulunduğu ve birlikte istihdam iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Uyuşmazlık belirli süreli iş sözleşmelerinin iki veya fazla süre ile yenilenmesi halinde belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşüp dönüşmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacı ile yapılan iş sözleşmelerinin belirli süreli olduğu gerekçesi ile ihbar tazminatının reddine hükmedilmiştir.
Borçlar Kanunu 430. maddesinde esaslı bir neden olmadıkça üst üste belirli süreli iş sözleşmeleri yapılamayacağı ifade edilmiştir.
Borçlar Kanunu genel kanun olduğundan, gemi adamı ile belirli süre için yapılan iş sözleşmelerinin yenilenmesinde esaslı nedenin varlığı aranmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalılara ait gemilerde birbiri ardına belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalışmış olup, sözleşmeler belirli bir sefer için yapılmamıştır. Yenilemeler için esaslı bir neden de bulunmadığından belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüştüğü kabulü ile ihbar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı 854 sayılı Deniz İş Kanunu' na tabi olarak çalışmıştır. Deniz İş Kanununda faizin türüne ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında, hüküm altına alınan işçilik alacaklarına yasal faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Deniz İş Kanunu’nda kıdem tazminatına yürütülecek faize ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda kıdem tazminatına da genel hükümler doğrultusunda, dava dilekçesinde istenen miktarlar yönünden dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile arttırılan miktarlar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmelidir.
Karar bu yönü ile de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 11.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy