MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20/04/2004-03/04/2013 tarihleri arasında davalı ... AŞ’ye ait otelde, diğer davalı şirket nezdinde temizlik personeli olarak, en son olarak aylık 1.052,70 TL brüt ücret, ücrete ek olarak asgari geçim indirimi, yemek ve 155 TL’lik aylık yol parası karşılığında çalıştığını, davalılar arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, davalıların müvekkilinin iş akdini 03/04/2013 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak ve de hiçbir sebep belirtmeksizin feshettiğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca, son üç ay hariç haftanın 6 günü 08:15–17:00 saatleri arasında, son üç ayda ise 07:30–16:00 saatleri arasında haftanın 6 günü çalıştığını, müvekkiline fazla çalışmalarına karşılık fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, davalıların, İş Kanunu’nun 5. maddesi gereği müvekkiliyle aynı görevi yapan asıl işveren işçisi olan işçilere verdiği ücret ve eklerini müvekkiline vermemekle eşit işlem borcuna aykırı davrandıklarını, müvekkilinin davalı asıl işverenin işçisi sayılması gerektiğinden aradaki ücret farklarının ve de ikramiyelerin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalıların müvekkiline 2013 yılı Mart ayı yol parası ile Nisan ayı yol parasını (3 günlük) ödemediğini, yine müvekkilinin davalılardan 2013 yılı Nisan ayından 3 günlük ücret alacağının bulunduğunu, müvekkilinin dini ve milli bayramlar ile genel tatil günlerinde de çalıştığını ve bu günlere denk gelen ücretlerinin kendisine eksik ödendiğini, müvekkiline çalıştığı süre boyunca yıllık izinleri kullandırılmadığı gibi izin ücretlerinin de kendisine ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret ve ücret farkı, ikramiye, fazla mesai, yıllık izin, yol parası, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... vekili, müvekkili şirket ile bir diğer davalı şirket arasında muvazaalı alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, yüksek mahkemenin de otel işyerinde temizlik işinin yardımcı iş olduğunu kabul ettiğini, davacının alt işverenin işçisi olduğu, emir ve talimatları kendi işvereninden aldığını, müvekkili şirket çalışanları ile alt işveren işçilerinin aynı işi yapmadıklarını, kabul anlamı taşımamakla birlikte davacının varsa bir alacağı dahi müvekkili şirketin bundan müvekkili şirkete alt işverende geçen hizmet süresinin tamamı bakımından değil, müvekkili şirkette geçen hizmet süresi ile sınırlı olarak sorumlu olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı... Tesis Yönelim Hizmetleri A.Ş. vekili, mazeretsiz olarak ve haklı bir sebebi olmadan işe devam etmeyen davacı işçinin iş akdinin müvekkili tarafından 15/04/2013 tarihinde haklı nedenlerle feshedildiğini, davacı işçinin fazla mesai ücretine hak kazanacak şekilde bir çalışması durumunda ücret bordrosuna bu hususun yansıtılarak karşılığının kendisine mutlaka ödendiğini, davacı işçinin çok ender olarak bazı ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması gerektiğinde de, hak ettiği ücretlerin kendisine bordrosunda gösterilmek sureti ile ödendiğini, davacının işten ayrılış tarihi itibari ile müvekkili şirket nezdinde hak ettiği halde kullanmadığı izin kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işverenin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesi ile toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ücret farkı, ikramiye ile ulusal bayram ve genel tatil alacak taleplerinin reddine, fazla mesai talebinin kısmen kabulüne ve diğer taleplerin ise kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürmüştür. Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen imzalı izin defterinden davacının 2008 ila 2013 yılları arasında yol hariç 94 gün izin kullandığı, bunun dışında yine aynı izin defterinde davacının 20/04/2004-31/12/2007 tarihleri arasındaki izinlerin kullandığına dair davacı imzasını taşıyan açıklama bulunmakta olup davacının imzalı bu beyanı da nazara alındığında, davacının kıdemine göre hak kazandığı (130 gün) tüm izinlerini kullandığı anlaşılmaktadır. Nitekim hükme esas raporu hazırlayan bilirkişi tarafından davacının 2004-2007 yılları arasındaki izinlerini kullandığına dair imzalı beyanı dikkate alındığında davacının yıllık izin alacağı bulunmadığı, bu imzalı açıklama dikkate alınmadığı takdirde ise 37 günlük bakiye izni bulunduğu belirtilerek 37 günlük izin alacağı hesaplanmış mahkemece de gerekçesi de açıklanmadan bu miktar hüküm altına alınmıştır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda davalı tarafından davacının tüm yıllık izinlerini kullandığı ispat edildiğinden, davacının yıllık izin alacak talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3- Taraflar arasında fazla mesai ücreti alacağının hesabı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafından dosyaya ibraz edilen imzasız bordrolardan, Eylül, Ekim, Kasım/2008; Aralık/2009; Ekim/2012 ve Ocak/2013 ayları bordrolarında toplam net 310,15 TL fazla mesai ücreti tahakkuk ettirilip davacıya ödendiği anlaşıldığından, hesaplanan fazla mesai ücretinden 310,15 TL’nin mahsubu gerekirken, mahsup yapmadan hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm tesisi hatalı olup bozmaya gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy