MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davalı vekili tarafından verilen 18.08.2016 havale tarihli dilekçede, Dairemizin 16.06.2016 tarih, 2015/4180 E ve 2016/14652 K sayılı bozma kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dairemizce dava tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılan kısmi dava olduğu ve hükmedilen miktarların kısmi davadaki taleple bağlı olarak verildiği gözden kaçırılarak davalının temyizinin kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle reddedilmesinin maddi hataya dayandığı anlaşılmakla, Dairemizin yukarı paragrafta yazılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin Kasım 2007 - 31.12.2010 tarihleri arasında davalının Esenler de faaliyet gösteren Tekstikkent şubesinde hizmet sözleşmesi ile çalıştığını, hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, müvekkilinin almakta olduğu ücretin yan ödemelerle birlikte aylık 2.000 TL olduğunu, son ayda hak etmiş olduğu 1.280 TL ücretini alamadığını, hizmet süresi içerisinde tahakkuk eden 23 günlük izin hakkını da kullanamadığını, ayrıca davalı işveren tarafından müvekkilinin satışlarında batak verdiğinden/işvereni zarara uğrattığından bahisle müvekkiline ait kredi kartından davalı tarafından kullanılan Yapı Kredi Bankasına ait 00977024 terminal nolu pos makinası ile 09.01.2011 tarihinde 4 ayrı çekim yapılmak suretiyle 11.754,10 TL haksız tahsilat yapıldığını, müvekkilinin sonrasında satış evraklarını incelediğinde böyle bir durumun söz konusu olmadığını fark ettiğini, öte yandan müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatlarının gerçek rakamlar üzerinden değil de asgari ücret üzerinden hesaplanarak ödenmek istenmiş olduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine bu kalemler sebebiyle herhangi bir ödeme de yapılmadığını, Beyoğlu 30.Noterliğinden 27.01.2011 tarihli ihtarnameye rağmen dava konusu taleplerinin karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik kıdem tazminatı namıyla 500 TL, ihbar tazminatı namıyla 500 TL, yıllık ücretli izin namıyla 500 TL, ücret alacağı karşılığı 1.000 TL. davacıdan haksız olarak tahsil edilen meblağdan 500 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekilinin 09.06.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde; davacının satış elemanı olarak çalışmakta iken 02.12.2010 tarihinde kendi el yazısı ve imzasını içeren istifa dilekçesi vererek iş akdini sonlandırdığını, davacının iş akdi iddia ettiği gibi müvekkil şirket tarafından feshedilmediğini, davacının en son brüt 960 TL maaşla çalışmakta olduğunu, maaş dışında bir ödeme yapılacağına ilişkin bir iş akdi bulunmadığını, davacının müvekkili şirkette hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, kendi el yazısı ile yazdığı istifa dilekçesinde de müvekkili şirketi ibra ettiğini, davacının kredi kartından haksız tahsilat yapıldığı şeklindeki gerçek dışı beyanlarını da kabul etmediklerini, davalı şirkete ait .... plakalı aracı 11.01.2011 tarihinde Kartal 8.Noterliğinin 00983 yevmiye nolu araç satış sözleşmesiyle davacının babası .... satın aldığını, satış bedelinin bir kısmının satış tarihinden 2 gün önce muhatabın kredi kartı ile ödendiğini, tamamen davacının kendi rızası ile gerçekleştirilmiş olup davacı işlemi kendi şifre tuşlayarak gerçekleştirdiğini, davacının kendi kredi kartı ile babası için alman aracın satış bedelinin sadece 11.752 TL lik kısmını ödediğini, davacının 27.01.2011 tarihinde gönderdiği ihtarname üzerine 08.02.2011 tarihli ve 03721 yevmiye nolu ihtarname ile aracı satın alan babası Derviş Yıldız'a bakiye satış bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak bugüne değin hiçbir ödeme yapılmadığını, davacı iş akdine istifa ile kendisi son verdiğinden kıdem ve ihbar tazminatı hak etmediğini, nitekim istifa dilekçesinde de bu durumu belirttiğini, bu nedenle davacının bu yöndeki taleplerine de itiraz ettiklerini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının istifa ederek işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağı, davacının yıllık izinlerini kullandığından yıllık izin hakkının bulunmadığı, davacının 1.280 TL ücretinin ödenmediğini beyan ettiği, davalının ücretin ödendiğini ispatlayamadığından davacının talebi doğrultusunda 1.000 TL ücret alacağının tahsili gerektiği, davacının kendisinden haksız olarak tahsil edilen meblağın iadesine ilişkin talebi yönünden şirketin kayıtları ve banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin batık müşterileri için işveren tarafından kredi kartının kullanıldığı ve davacının 11.752,10 TL tutarında bir bedeli kendi kredi kartından işverene ödünç verdiği işverenin bunu iade etmesi davacının talebi doğrultusunda 500 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı avukatının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kredi kartından çekilen tutarların davacının babasının aldığı aracın bedelini ödemeye mi yoksa davalı şirketin bir kısım alacaklarının davacının kredi kartından tahsiline yönelik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde 09.01.2011 tarihinde 4 ayrı işlemle 11.754,10 TL haksız tahsilat yapıldığını, müvekkilinin satışlarında batak verdiğinden/işvereni zarara uğrattığından bahisle bu tahsilatın yapıldığını bu paranın kendisinden haksız olarak tahsil edildiğini belirtmiştir.
Davalı ise davacının babasının dava dışı şirketten bir araç aldığını bu aracın bedelinin şirket tarafından ödendiğini bu ödenen miktarın bir kısmının davacının isteği doğrultusunda onun kredi kartından çekildiğini savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının sunduğu “Ayrıntılı Tahsilat Listesi”nde yer alan bilgilere ve tanık beyanlarına göre çekilen miktarın batık müşteriler için çekildiği sonucuna varılmışsa da, raporun davacının sunduğu “Ayrıntılı Tahsilat Listesi” başlıklı belgeye göre düzenlendiği, mahkemece karar gerekçesinde davalı şirketin kayıtları ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı açıklanmışsa da, bu konuda şirket defter ve kayıtlarının incelenmediği, banka hesabına para yatıranın kim olduğunun araştırılmadığı anlaşıldığından gerekirse yerinde davalı şirket defter ve kayıtlarında inceleme yapılıp davacının sunduğu belgenin şirket kayıtlarıyla uyumlu olup olmadığının banka hesabına yatırılan miktarların kim tarafından yatırıldığının tespitiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.