MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan ... avukatı ile ...'nin avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacılar, iş sözleşmelerinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılardan ... diğer davalı asıl işveren tarafından işten çıkarıldıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ..., davacılar ile aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş akdi feshinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 06/06/2012 tarihli kararının, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02/07/2014 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dava tarihinin 28.09.2010 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 15.09.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hüküm vermek zorundadır.
Bozma ilamından sonra mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, davacıların talep ettiği çalışma döneminde hizmet döküm cetvelinde çalışma bildirilen işyerlerinin tescil bilgilerinin ...’dan celp edilmediği, bu kapsamda çalışma bildirilen “...”, “...”, “...” ve “...” sicil nolu işyerlerinin hangi firmalara ait olduğunun tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Çalışma bildirilen firmalar ile davalı asıl işveren arasında irtibat olup olmadığı tespit edilerek çalışma sürelerinin belirlenmesi gerekirken, hizmet süresinin eksik inceleme ve araştırma ile tespiti hatalıdır.
4-Dairemizin bozma ilamında açıkça belirtilmesine ve bozmaya uyulmasına rağmen ... hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmemesi isabetsizdir.
5-Hükmedilen miktarların “net” mi yoksa “brüt” mü olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmemesinin hükmün infazında tereddüt yaratacağının düşünülmemesi 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesine aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.