MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/09/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 28.06.2006 tarihinden iş akdinin feshedildiği 08.07.2014 tarihine kadar kesintisiz şekilde aşçı olarak çalıştığını, davalı işyerinin ekonomik krizi bahane ederek 14.08.2009 tarihinde SGK'ya tüm işçileri işten çıkarmış gibi göstererek 14.08.2009-02.12.2009 tarihleri arasında hiçbir işçinin sigorta primini ödemediğini ve işçileri SSK'dan işsizlik maaşı alması için yönlendirdiğini, işçilerin aldığı işsizlik maaşlarını aylık ücretlerinden mahsup ederek kalan miktarı işçilere ödediğini, müvekkilinin bu tarihler arasında çalışmaya devam ettiğini, fesih tarihinde 2.000,00 TL. net ücretle çalıştığını, müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile fazla mesai, genel tatil, yıllık izin ve ücret alacakları ile asgari geçim indirimi alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının ilk işe giriş tarihini kabul etmediklerini, SGK kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davacının 24.08.2006 tarihinde işe girdiğini, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde 2 dönem şeklinde çalıştığını, davacının 14.08.2009 tarihine kadar çalışarak bu tarihte davalı şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle işten çıkartıldığını, davacıya bu tarihe kadar olan ödemelerinin yapıldığını, davacının ibraname vererek ayrıldığını, İŞKUR'dan işsizlik maaşı aldığını, 02.12.2009 tarihinde yeniden işe aldığını, davacının vasıfsız eleman olduğunu, iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas bilirkişi raporundaki fazla mesai ücreti hesaplaması yukarıdaki ilkelere uygun düşmemektedir.
Her şeyden önce her ne kadar davalı tarafından bir kısım banka kayıtları sunulmuş ise de, bu kayıtların sıhhatli olup olmadığı anlaşılamadığından, davacı işçinin maaş hesabına ait tüm kayıtlar ilgili bankadan getirtilmelidir. Ardından hesaplama dönemine konu bordrolar bir incelemeye tabi tutularak; fazla mesai tahakkuku olan ve davacı imzasını içeren bordrolara ait dönemler hesaplama dışı bırakılmalı, davacı imzasını içermeyen ancak fazla mesai ücreti tahakkuku olan bordrolardaki miktarların banka kanalı ile davacıya ödendiğinin tespiti halinde bu miktarların mahsubu (bordro dönemleri dışlanmaksızın sadece bordrolardaki miktarın sonuçtada hesaplanacak tutardan mahsubu) ile alacak miktarı belirlenip buna göre karar verilmelidir.
Yanılgılı değerlendirme ile hatalı hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla mesai ücretinin yazılı şekilde hüküm altına alınması isabetsizdir.
3-Davacı işçinin asgari geçim indirimi alacağının bulunup bulunmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Hükme esas 12.07.2015 tarihli kök raporda, bordro sunulmayan dönemler için asgari geçim indirimi hesaplaması yapılmıştır. Ne var ki, davalı vekilince rapora itirazda bu dönemlere ait bir takım bordrolar sunulmuş olup, söz konusu bordrolar davacı imzasını içermemektedir.
Yukarıdaki 2 numaralı bozma bendinde belirtildiği üzere, davacının maaş hesabına ait kayıtlar ilgili bankadan getirtilerek söz konusu imzasız bordrolardaki tutarların banka kanalı ile davacıya ödenip ödenmediği araştırılmalı ve davacının asgari geçim indirimi alacağının bulunup bulunmadığı buna göre saptanmalıdır.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.037.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy