MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, bakiye ücret alacağı ile ücretsiz izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Yerel mahkeme kararının davalılar tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 28.05.2014 gün 2012/12401 Esas, 2014/17220 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamının 2 numaralı bendinde belirtilen bozma nedeni yönünden bozmaya uyulmuş, 1 numaralı bentte belirtilen taraflar arasında belirli süreli hizmet akdi düzenlenmesini haklı kılacak objektif bir neden ortaya konmadığı ibraz edilen sözleşmenin başlık kısmında 1 yıl için düzenlendiği anlaşılmasına rağmen, sözleşmenin içerik kısmında ise 3 ay için kararlaştırıldığı hususu hep birlikte değerlendirildiğinde, iş ilişkisinin baştan beri belirsiz süreli hizmet akdine dayandığı ve bu nedenle bakiye ücret alacağının reddi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğu şeklindeki bozma nedeni yönünden sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesinin özelliklerini gösterdiği, İş Kanunu’nun 11. Maddesinin işçinin korunmasına yönelik olduğu, mevcut sözleşmeyi belirsiz kabul etmenin işçinin aleyhine olacağı, bu nedenle sözleşmenin belirli süreli kabul edilmesi gerektiği eğer sözleşme belirsiz sayılması işçi lehine olacak ise belirsiz sayılması gerektiği, işçiye hangisi daha iyi teminat sağlıyorsa sözleşmenin o şekilde yorumlanması gerektiği gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde taraflar tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Taraflar arasında 4857 sayılı Yasa'nın 11.maddesinde öngörülen şekilde belirli süreli hizmet akdi düzenlenmesini haklı kılacak objektif bir neden ortaya konmadığı gibi ibraz edilen sözleşmenin başlık kısmında 1 yıl için düzenlendiği anlaşılmasına rağmen, sözleşmenin içerik kısmında ise 3 ay için kararlaştırıldığı hususu hep birlikte değerlendirildiğinde, iş ilişkisinin baştan beri belirsiz süreli hizmet akdine dayandığı ve bu nedenle bakiye ücret alacağının reddi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup yerel mahkemece direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 27/10/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.