MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
ADINA AVUKAT ...
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2.....Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının eşi H...un davalı işyeri nezdinde 01.04.2003-31.10.2013 tarihleri arasında, davacının oğlu Ş......’ın 01.01.2011- 2......arihleri arasında çalışmalarının Kurum’a bildirildiğinin anlaşıldığı, işçinin taahhüt ettiği iş görme borcunu bizzat kendisinin ifaya mecbur olduğunu, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğini, kapıcılık sözleşmesinde kapıcının iş görme borcunu bizzat ifa edeceği gibi süreli olmamak koşulu ile başkası tarafından da ifa edilmesinin mümkün olduğu, davacının eşi Ha....n 01.03.2012-31.10.2013 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığı sigorta kaydından anlaşıldığı, işyeri kayıtlarında davacı adına bir ücret ödemesine rastlanmadığı gibi, davacının eşi ve oğlu adına bir kısım ücret ödemesi olduğu, tek bokta 28-30 daireli merkezi sistem doğalgaz ile ısınması gerçekleştirilen apartmanda yapılan işin günde bir kez servise çıkılması ve çöp toplamak olduğu davacının eşi ve oğlunun tek başlarına kapıcılık faaliyetini yürütebileceği, bu nedenle davacının yaptığı hizmetin eşine yardım niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği davacı ile apartman yönetimi arasında kapıcı ilişkisi gerçekleşmediği gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “...davacının davalı apartmanda yardım niteliğinde katkıdan ziyade iş görme edimini bizzat yerine getirdiği, o dönem apartman yöneticisi olarak görev yapan davacı tanığının beyanından da bu durumun doğrulandığı, davacının bağımlı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında hizmet ilişkisinin varlığının kabulü gereklidir. Mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında hizmet ilişkisi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup yerel mahkemece direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 27.10.2016 tarihinde oy birliği ile karar veril
Full & Egal Universal Law Academy