MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının Sağlık Bakanlığının asıl işveren olduğu Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde cam işçisi olarak 08.01.2009 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, 31.12.2009 tarihinde haksız olarak işten çıkarıldığını, bu sebeplerle davacının işe iadesine, işe iade edilmediği takdirde 8 aylık iş güvencesi tazminatının ve 4 aylık boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer sosyal hakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili, davacı ile davalı bakanlık arasında hizmet akdinin söz konusu olmadığını, davacının bakanlık tarafından satın alınan hizmet alımı kapsamından ihale alan ....'nin çalışanı olduğunu, davalı bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini, bu sebeplerle açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar .... ile ... adına çıkartılan usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği gibi cevap da bildirmemişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemiz’in 2010/23831 Esas, 2010/24220 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı T.C. ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davacının davalı ...i.' deki işine iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerden davalılar arasında davalı T.C. ... ile diğer davalılar ...‘nin ortaklaşa üstlendiği ... Hastanesi Kat hizmetleri temizlik işinin yapılması konusunda hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, bu suretle davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işverenler olan ... ortaklığı tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işverenler nezdindeki işine iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağına ilişkin 4857 sayılı Kanunun 2. maddesi dikkate alınmadan ve asıl işverenin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, davanın asıl işveren olan davalı T.C. ... yönünden husumet nedeni ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
F) HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı alt işverenler tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının ... ortaklığı işyerine İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverenlerce süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın tüm davalıların birlikte sorumlu olması kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverenlere süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı harçlar hariç yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Davacının yaptığı 104,10 TL harç masrafının Bakanlık harçdan muaf olduğundan davalı T.C. ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı vekiline iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 07.11.2016 tarihinde karar verildi.