MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 21.12.2015 gün 2014/25911 Esas, 2015/36138 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tanıkları davalı şirket ile aynı bina içerisinde bulunan ...nde çalıştıkları ve her iki şirketin sahiplerinin aynı kişi olduğu, davalı şirketin temizliğinin tanıklar tarafından yapıldığı, her iki şirketin giriş çıkışlarının aynı olduğu kısaca dinlenen tanıkların davacı ile aynı ortamda aynı koşullarda çalıştıkları ve görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları, tanık olarak alınan beyanlarının bizzat kendi görgülerine dayalı olarak verdikleri, duyuma ilişkin bir beyanda bulunmadıkları gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Davacı vekili, davacının 01/02/2007 tarihinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını iddia etmiştir. ... kayıtlarında ise davacının 05.05.2011 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı tespit edilmiştir. Davacı tanıkları davacı ile aynı iş yerinde çalışmadıklarından çalışma düzenine ilişkin görgüye dayalı bilgi sahibi değildirler. Bu nedenle davacının çalışma süresinin başlangıcına ilişkin olarak beyanlarına itibar edilemez. Davacı kayıt dışı çalışma dönemini ispat edemediği için hizmet başlangıcının SGK kayıtları esas alınmak sureti ile tayini gerekirken, mahkemece davacının 01/02/2007 tarihinde çalışmaya başladığının kabul edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararına karşı mahkemece “Davacı tanıkları davalı şirket ile aynı bina içerisinde bulunan ...nde çalıştıkları ve her iki şirketin sahiplerinin aynı kişi olduğu , davalı şirketin temizliğinin tanıklar tarafından yapıldığı, her iki şirketin giriş çıkışlarının aynı olduğu kısaca dinlenen tanıkların davacı ile aynı ortamda aynı koşullarda çalıştıkları ve görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları, tanık olarak alınan beyanlarının bizzat kendi görgülerine dayalı olarak verdikleri duyuma ilişkin bir beyanda bulunmadıklarından mahkememiz tarafından önceki kararda direnilmesine” gerekçesi ile direnilmiş olup, davacı tanıklarının çalıştıkları şirketlerin farklı olduğu ancak davacıyla birlikte aynı binada çalıştıkları, beyanlarının görgüye dayalı olduğu, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.10.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.