MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı ile davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; Müvekkilinin davalılara ait işyerinde 02/01/2008 tarihinden 25/09/2012 tarihine kadar güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı Yachtley şirketinin asıl işveren, diğer davalı ... şirketinin ise yüklenici firma olduğunu, davalıların ödenmeyen maaş, fazla mesai ve sigorta primlerinden müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin yasada öngörülenin çok üzerinde çalıştırılmasına rağmen, fazla çalışma ücreti, resmi tatil ücretleri ve yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini, son 3 aya ait maaşların ödenmediğini, bu alacaklarının ödenmesi hususunda davalı şirkete ihtarname çekildiğini, davalının bu ihtarnameye cevap vermediğini ancak ödenmeyen maaşların 150 TL eksik olmak üzere banka hesabına yatırıldığını, davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle iş aktinin davacı yanca haklı olarak feshedildiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılardan ... vekili özetle, şirketlerinin de faaliyet gösterdiği ... Serbest Bölgede bulunan tüm işyerlerinin Nisan 2012 tarihi itibariyle denetlenmeye başlandığını, bu denetleme sonucunda özel güvenlik görevlilerin hak edişlerinin eksik hesaplandığının tespit edildiğini, denetmenler tarafından öngörülen şekilde yeniden hesaplama yapılarak davacıya ve diğer güvenlik görevlilerine ödeme yapmak istediklerini, ancak davacı ile birlikte 5 personelin bu durumu fırsata çevirmek için nasıl hesaplandığı belli olmayan bir hesaplamayla fahiş miktardaki alacaklarının hesaplarına yatırılmasını isteyen bir ihtarname çekerek kendilerin .... bakanlığına şikayet ettiklerini, davacının işi kendisinin bıraktığını ve kıdem tazminatı hak etmediğini, davacının işyerlerinde 2010 Mart ayında iş başı yaptığını ve davanın yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı ... vekili özetle; müvekkilinin davacının işvereni olmadığını, diğer davalı firmanın müvekkil firma ile birlikte serbest bölgedeki pek çok firma ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığını ve personelinin sadece müvekkil işyerinde değil diğer işyerlerinde de çalıştığını, İş Kanunun 2/6 maddesinde düzenlenen, asıl-alt işveren bağlantısının davalılar arasında kurulmadığını, diğer davalı firmanın çalıştıracağı işçilerin seçimi, işe alınması, mesai saatleri, ücret tespiti ve ödenmesi, sigorta bildirimleri, sigorta primlerinin ödenmesi, işten çıkartılması ve işin sevk ve idaresinin tümüyle diğer davalıya ait olduğunu, davacının fazla çalışma iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk kararın davacı vekilince temyizi üzerine, karar Dairemizce özetle ve sonuç olarak; “- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışmanın hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre davalı işyerinde fazla mesai yapıldığı ve fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiği Bölge Çalışma Müdürlüğü’nün raporu ile tespit edilmiştir. İşyerinde 08.00-20.00; 20.00-08.00 arası ikili vardiya çalışmasının tartışmasız olduğu, buna göre bazı vardiyalarda gece çalışmasının sözkonusu olduğu anlaşılmaktadır. İşverence dosyaya sunulan ve tek taraflı düzenlenmiş çalışma saatlerine ilişkin çizelgeler ve imzasız bordrolar davacıyı bağlamamaktadır.
Bu nedenle, Bölge Çalışma Müdürlüğünün raporunun esas alınması ve fazla mesainin, ara dinlenme düşülmek suretiyle gündüz vardiyası için haftalık 45 saati, gece çalışması için günlük 7,5 saati geçen süre esasına göre kabul edilerek, denetime ve yukarıda belirtilen ilkelere göre fazla çalışmanın hesap edilmesi ve yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi hesap raporuna itibar edilerek fazla mesai ücretlerinin hüküm altına alınması hatalıdır.
-Davalının dava açıldıktan sonra davacının bir kısım ücret alacağını ödediği tespit edilmiştir. Davalı işveren davacının ücret alacağının tamamını dava tarihinden önce ve vadesi geldiği halde yatırmayarak davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle yargılama sırasında ödenen miktarlar için davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmelidir. Mahkemece dava tarihinden sonra yapılan ödemeye ilişkin redden dolayı davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacının ayrıca yargılama giderinden sorumlu tutulması ayrı bir bozma nedenidir.”gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapılmış ve ek rapor aldırılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı ... vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ....'nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Somut uyuşmazlıkta; hükmüne uyulan bozma ilamının 3. bendinde “...yargılama sırasında ödenen miktarlar için davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmelidir. Mahkemece dava tarihinden sonra yapılan ödemeye ilişkin redden dolayı davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacının ayrıca yargılama giderinden sorumlu tutulması ayrı bir bozma nedenidir.” denilmiştir. Bu bent gereğince davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplanması, hatalı olup bozma sebebi ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 8 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine;
“8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen gereğince 2.121,12 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, ” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 10.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.