MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22/10/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davacının işten çıkış bildiriminin davalılar tarafından yanlış yapılması ve düzeltilmemesi nedeni ile işsizlik ödeneği alamadığını iddia ederek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunarak 27.05.2014 tarihinde dava açmıştır.
Dosyada mevcut TİK. ... Hizmet Merkezinin 19.10.2015 tarihli yazısından davacıya işsizlik ödeneği işverenlerin gönderdiği belgeler değerlendirilerek 07.07.2014 tarihinde gerekli güncellemeler yapılarak 24.07.2014 tarihinde 4.412,28 TL. toplu ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacıya işsizlik ödeneğinin bağlanmamasının ve davanın sebebi işverenin davacının işten çıkış bildirimini hatalı yapması ve başvurulara rağmen dava açılana kadar yapmamasıdır. Buna göre davalılar dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacının masrafları ile vekalet ücretinden sorumludurlar.
Davacı vekili manevi tazminat talebini atiye bırakmış, davalılar vekili atiye bırakmaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir. Bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat açısından da davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin paragraflarının çıkartılarak, yerlerine;
"Davacı vekil ile temsil edildiğinden ve davanın açılmasına davalılar sebebiyet verdiğinden, karar verilmesine yer olmadığına karar verilen 500,00 TL. maddi tazminat üzerinden karar tarihindeki AAÜT. si uyarınca belirlenen 500,00 TL. vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
Dava adli yardım ile açıldığından, alınması gereken 29,20 TL. başvuru harcı ile 29,20 TL. karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Davacının yaptığı toplam 50,00 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
Davalılar vekili atiye bırakmaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan ettiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat açısından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, “paragraflarının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, davacı yararına takdir edilen 2.037,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, nispi temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.