MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, haksız rekabet nedeni ile uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davacı avukatı tarafından durşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07/03/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkili şirketin, toprakarme (donatılı zemin) yöntemini kullanarak istinad yapıları inşa eden, kendi sektöründeki en eski firmalardan olduğunu, davalı ...'nın 01.04.2003-04.02.2011 tarihleri arasında 8 yıl boyunca müvekkili şirkette başmühendis olarak çalıştığını, davalının 10.1.2011 tarihli dilekçesiyle şahsi nedenlerini ileri sürerek istifa ettiğini, kendisine yasal hakları ödenerek 04.02.2011 tarihli ibraname alındığını, davalının müvekkili şirkette her ne kadar mühendis kadrosunda istihdam edilmişse de sıradan bir mühendis olmadığını, ihalelere giren, teklifler hazırlayan ve bir kısım yönetim işlerinden sorumlu yetkili başmühendis olarak çalıştığını, sonradan edindikleri bilgiye göre davalının, müvekkili şirkette çalışmakta iken, 20.12.2012 tarihinde diğer davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket ile neredeyse aynı alanda faaliyet göstererek ve hatta onunla rekabet etmek üzere kurulduğunun açıkça belli olduğunu, müvekkilinin müşteri portföyünden transfer yapmak suretiyle haksız rekabet yaratmış olduğunun daha sonra ortaya çıktığını, müvekkilinin müşteri portföyünde bulunan dava dışı adi ortaklığın taahhüdü altında yapımı devam eden toprakarme duvarları için 17.01.2011 tarihli e-posta ile müvekkili şirketten fiyat teklifi talep ettiğini, davalı ...'nın müvekkili şirketin yetkili başmühendisi olarak teklif edilen fiyatın gönderildiğini, dava dışı adi ortaklığa verilen teklifi en ince detayına kadar bilen davalının bu kere, yeni kurduğu diğer davalı şirket için aynı iş sebebiyle teklif verdiğini, davalının bu eyleminin gerek kanun hükümlerine, gerekse ticari örf ve adetleri göre çok açık bir haksız rekabet olduğunu, davalı ...'nın TTK'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin yanı sıra, aynı zamanda müvekkili şirketle olan iş akdi kapsamında bağlı tacir yardımcısı olması sebebiyle de hukiki sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek, haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın 300.000 TL'lik kısmı ile 50.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hüküm özetinin yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Vekili Cevabında Özetle:
Davalılar vekili; müvekkili ...'nın 01.04.2003-10.01.2011 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde iş akdine dayanarak sürdürdüğü çalışmasına son verilmesinden kaynaklanan bir dava olduğu için müvekkili ... ile davalı şirket arasındaki iş sözleşmesine dayanak teşkil eden davada İş Mahkemesinin görevli olduğunu, davalı şirket yönünden ise davacı ile hiçbir akdi ya da hukuki ilişki mevcut olmadığından husumet yönetilemeyeceğini savunarak; davanın usul ve esastan reddini istemiştir
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı şahsın şirket çalışanı olduğu gibi aynı zamanda geniş yetkilerle donatılmış şirket ortağı olduğu, açılan davanın haksız rekabet nedeniyle davacı şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi tazminatın tazminine yönelik olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56 ve devamı maddelerinde haksız rekabet hususunun hükme bağlandığı, aynı kanunun 4/a maddesi hükmüne göre haksız rekabet davalarının ticari dava olduğu ve yine aynı yasanın 5. maddesi gereği davaya bakmak görev ve yetkisinin ticaret mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar süresinde davalılar vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin; 06.11.2014 tarih, 2014/23324 Esas ve 2014/33079 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesince iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının Yargıtay 11.Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, bu durumda kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin göreve ilişkin kararının, davaya ondan sonra bakan yerel İş Mahkemesini bağladığı halde, kanuna aykırı bir biçimde görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava dilekçesinde, 300.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre manevi tazminatın, maddi tazminat ile birlikte talep edilmesi halinde manevi tazminat açısından ayrı bir kalemde avukatlık ücretine hükmedilmesi ve reddi durumunda da tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre ücretin belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, manevi tazminat talebinin reddi nedeni ile hükmedilen avukatlık ücreti usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesine karşın; davalılar lehine nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle;
Hüküm fıkrasının "22/12/2015 tarihli AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca maddi tazminat yönünden davalılara takdir olunan 1.800,00 TL.vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," şeklindeki 3. paragrafının çıkarılarak yerine;
“Maddi tazminat talebinin reddi nedeni ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 23.950 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," paragrafının yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılar yararına takdir edilen 1.480.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.