MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, asıl ve birleşen davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, başhekim muavinlik ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davada kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.03.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adına Avukat...geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada özetle; müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın 19.07.2010 tarihinde feshedildiğini, yıllık izinlerini kullanmadan fazla mesai yapmasına ve genel tatillerde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini, mesul müdür yardımcılığı görevini yerine getirmesine karşın işverenle yapılan sözleşme gereği hak ettiği ücretin de ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücretleri ile başhekim muavinlik ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Vekili Cevabında Özetle:
Davalılar vekili; davacının diğer bir işçiye sözlü ve fiziksel saldırıda bulunması nedeniyle sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ve herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Somut olayda ıslah dilekçesi de dikkate alındığında, davacının talep ettiği alacakların net tutarlar üzerinden hüküm altına alınmasını istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yıllık izin ücreti ile başhekim muavinlik ücreti alacaklarının net tutarları hesaplanırken 5510 sayılı Yasanın 80. maddesinde öngörülen % 14 oranında sigorta primi kesintisi ve % 1 oranında işsizlik sigortası primi kesintisi yapılmamıştır.
4857 sayılı Yasa kapsamında çalışan işçilerin ücret alacaklarının hesaplanmasında net tutarlar bulunurken, ilk önce vergi kesintileri daha sonrasında ise % 15 oranında SGK kesintileri yapılmalıdır.
Mahkemece, SGK kesintisi yapılmadan bulunan net tutara göre yıllık izin ücreti ile başhekim muavinlik ücretlerinin hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, reddedilen miktar üzerinden davalılar lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 1.480,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.