MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, davalı bakanlığın diğer davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunu tespit ettiğini, bunun hatalı olduğunu belirterek olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...Sendikası'nın 06.02.2015 tarihli başvurusu üzerine müvekkili davalı ... Ticaret ve ...'ne bağlı işyerleri için yetki tespiti ile çoğunluk tespiti verildiğini, davacı şirketin davalı sendikanın iş kolunda faaliyet göstermediğini, sendikanın ancak kurulu bulunduğu iş kolundaki bir iş yerinde toplu sözleşme yapabileceğini, davalı sendikanın 6356 sayılı kanunun 41.maddesi gereğince sağlanması zorunlu çoğunluk koşulunu sağlayamadığını belirterek davalı ...'nın diğer davalı ... lehine verdiği yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili; davalı Bakanlığın müvekkili sendikanın başvuru tarihi itibari ile davacı işyerlerinde ... yapmaya yetkili olduğunu ve gerekli çoğunluğu sağladığını gösterir 19.02.2015 tarihli yetki tespitinin yerinde olduğunu, davalı Bakanlığın yaptığı incelemenin resmi evraklar üzerinde yapıldığını ve davacı tarafın çoğunluk sağlamadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, iş kolu ve üyelikler konusunda işyerinde yapılan asıl işin önemli olduğunu ve Bakanlığın yetki başvurusu incelemelerini bu noktada resmi kayıtlara göre yaptığını, davacı işyerinde yapılan işin davalı sendikanın kurulu olduğu işkolu kapsamında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; Bakanlıkça yapılan incelemede 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 41.maddesinin 7.bendinde Bakanlığın yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan işçi bildirimlerini esas alır hükmü gereğince iş yerine ilişkin bildirimler doğrultusunda alınan dökümlerde davacının başvuru tarihi 06.02.2015 itibari ile merkezi ... olmak üzere ..., ... ve ... adreslerinde 336 işçinin çalıştığını ve 150 işçinin Türk Metal Sendikası'na üye olduğunun tespit edildiğini ve buna ilişkin 19.02.2015 tarihli ve 3593 sayılı yetki tespiti yapıldığını, tespitin kanuna ve mevzuata uygun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yetki talebinde bulunan sendikanın bakanlık verilerine göre Türkiye genelinde yeterli üye sayısına sahip olduğu, davacı işyerinin işkolu yönetmeliğinin 12 sıra numaralı metal iş kolunda kurulu sendika olduğu, davacının yaptığı iş nazara alındığında bu iş kolu içerisine girdiği, kaldı ki iş koluna yapılacak bir itirazın başvurusu yapılan ve yetkisi verilen bir sözleşmeye tesir etmeyeceği bundan sonraki toplu iş sözleşmesi için nazara alınabileceği, tespit tarihinde işletmede çalışan sayısının 336, bu sayının %40’ının 134,4 olduğu, sendika üyesi çalışanın ise 150 olduğu, davalı sendikanın yeterli çoğunluğa sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre, davalı sendika tarafından yapılan 06.02.2015 tarihli başvuru üzerine ... ve ... Bakanlığınca 19.02.2015 tarih ve 3593 sayılı yetki tespiti kararı ile davacıya ait üç işyerinden oluşan işletmede çalışan işçi sayısının 336 ve sendika üye sayısının 150 olmasına göre davalı sendikanın kanunun aradığı gerekli çoğunluğu sağladığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından, yetki tespitine, davalı sendikanın müvekkilinin faaliyet gösterdiği işkolunda bulunmadığını, müvekkili şirketin davalı sendikanın işkolunda olan alanlarda faaliyet göstermediğini de belirterek itiraz etmiştir.
Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi başlıklı 6356 sayılı Kanunun 34. maddesinde "1-Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. (2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir (4) İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi halinde Yargıtay on beş gün içinde kesin olarak karar verir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinin bulunması olgusu işletmenin bir unsuru olarak kabul edildiğinden bu işyerlerinin aynı işkolunda kurulu ancak birbirinden bağımsız işyerleri olması gerekir.
Yine Yasanın 5.maddesinde "(1) Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmi Gazete'de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar. (2) Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında ekletici neden sayılmaz." düzenlemesi yer almıştır. Dolayısı ile yetki tespiti davasında bir gerçek ve tüzel kişiye ait aynı işkolunda birden çok işyerinden oluşan bir işletme olduğu iddiası var ise, İşletme düzeyinde ancak tek bir TİS yapılacak olması (işletme toplu iş sözleşmesi) ve bu hususun kamu düzeni ile ilgili olması karşısında, işverene ait işyerlerinin işletme oluşturup oluşturmadığının tespiti için, iddia konusu işyerlerinde bakanlıkça 6356 sayılı Yasa'nın 5.maddesi uyarınca yapılmış işkolu tespit kararları var ise buna göre, yoksa yapılacak işkolu tespiti bekletici mesele yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekecektir.
Her ne kadar 6356ayılı Yasa'nın 5/(2) .fıkrasında "Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. işkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz" denilmekte ise de, bu düzenlemenin Toplu iş hukukunda bir toplu iş sözleşmesi ünitesi olan ve 6356 sayılı Kanun'un 34. maddesinde tanımlanan işletme iddiası kapsamı dışında haller için uygulanması gerektiği değerlendirilmelidir. Aksi halde işletme kapsamına giren bir gerçek ve tüzel kişiye ait işyerlerinde, işletme bütünlüğü gözetilmeden yasanın emredici hükümleri dikkate alınmadan toplu iş sözleşmesi yapılması gibi bir durum ortaya çıkacaktır.
O halde, 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemeyi, işyeri düzeyinde yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamışken ve çözümü aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen işkolu tespit prosedürü ile mümkün olan işkolu uyuşmazlıklarıyla sınırlı olarak değerlendirilmek gereklidir. 6356 sayılı Kanunda işletme kapsamına ilişkin uyuşmazlıkların bekletici mesele yapılamayacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Ayrıca işletme toplu işsözleşmesi yapılmasına ilişkin kural yukarıda da kısaca bahsedildiği üzere kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenlerle işletme kapsamına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu ise, mahkemenin bu uyuşmazlığı çözmeye de yetkili olması halinde işletme olup olmadığı 6356 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre ön mesele olarak çözüme kavuşturulması gereklidir. Yetki uyuşmazlığını inceleyen mahkemenin işletme olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olmaması halinde ise yine aynı hükümlere göre bu problemin çözümü bekletici mesele yapılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta yetki tespiti dökümlerine göre yetki tespiti davacının 4 işyerini kapsamaktadır. Davacının ...’taki 1048172.067 sicil numaralı işyeri, ... koduna göre 2733 olarak 4 sıra numaralı “...” iş kolunda “Kablolamada kullanılan gereçlerin imalatı” olarak kodlanmıştır.
...’daki 0436957.034 sicil numaralı işyeri ise 7022 olarak 10 sıra numaralı “...” işkolunda “İşletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri” olarak kodlanmıştır.
Bursa’daki 1217839.016 sicil numaralı işyeri 2790 olarak 12 sıra numaralı “...” işkolunda “Diğer elektrikli ekipmanların imalatı” olarak kodlanmıştır. ...’daki 1164684.006 sicil numaralı işyeri ise 8211 olarak 10 sıra numaralı “...” işkolunda “Kombine büro yönetim hizmeti faaliyetleri” olarak kodlanmıştır.
Mahkemece yapılması gereken söz konusu işyerlerinde hangi işlerin yapıldığına ilişkin faaliyet belgeleri ve tespit tarihi itibariyle dönem bordroları kurumdan getirtilmeli, yine tespit öncesi söz konusu işyerlerine ilişkin bir işkolu tespit kararı bulunup bulunmadığı Bakanlık’tan sorulmalı, işyerlerinde çalışan işçilerin görev listeleri temin edilmeli ardından söz konusu işyerlerinin bağımsız aynı iş kolunda işyerleri ve dolayısı ile işletme oluşturup oluşturmadığı araştırılmalıdır. 6356 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 4. fıkrasında buna ilişkin uyuşmazlıkların işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemece çözümleneceği düzenlenmiştir. İşletme merkezinin bulunduğu yer ... İş Mahkemeleri’nin yetki alanında olmadığı için bu ön sorunun çözümlenmesi yönünde davacı tarafa yetkili mahkemede dava açması için süre verilmeli, bu ön sorun çözümlendikten sonra değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.