MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı bankada 16.10.1981 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 29.02.2012 tarihine kadar çalıştığını, bu çalışma sürelerinin 1997 yılına kadar olan döneminde çeşitli unvanlarla davalı bankada yetkili olarak, 1997 yılından itibaren de şube müdürü olarak görevlendirildiğini, müvekkilinin en son aldığı aylık maaşının brüt 9.661,41 TL olduğunu, 29.02.2012 tarihinde müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı şirket aleyhine açmış oldukları kesinleşen işe iade kararı ile davalı işverenin müvekkiline tazminat ödediğini ve bir takım yasal haklarını da ödediğini ancak davalı bankanın müvekkilinin yıllık ücretli izin alacaklarını hem eksik hesapladığını hem de sadece geriye dönük 5 yıllık ücretli izin alacaklarına dair ödeme yaptığını, bu geriye dönük 5 yılda da müvekkilinin hak ettiği ücretli izin gününün 24 olarak hesaplandığını, oysa ki müvekilinin yıllık 30 gün ücretli izin hak ettiğini, müdür olarak terfi aldığı ve yoğun çalışmalarından dolayı izinlerini kullanamadığı 1997 yılından iş sözleşmesinin feshedildiği 29.02.2012 tarihine kadar kullanamadığı tüm izin alacaklarının tespit edilerek ödenmesi gerektiğini, davacı işçinin yapmış olduğu fazla çalışmalarının da karşılıksız kaldığını, 2007 yılının Şubat ayından iş sözleşmesinin feshedildiği 29.02.2012 tarihine kadar yaptığı fazla çalışma ücretlerinin de tespit edilerek ödenmesi gerektiğini iddia ederek, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasının 6100 sayılı HMK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davacının tüm yıllık izinlerinin kullandırıldığını, kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin iş sözleşmesinin sonlandırılması akabinde ödendiğini, davacı işçinin yıllık 30 gün üzerinden ücretli izin hak edişi olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili banka nezdinde fazla çalışmaya ilişkin herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının herhangi bir dönemde fazla çalışma ücreti bulunduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 02.01.2009 tarihi öncesi taleplere ilişkin zamanaşımı süreleri dolduğundan talep hakkının ortadan kalktığını, davacı işçi 01.09.1997 tarihinden iş sözleşmesinin feshine kadar şube müdürü pozisyonunda görev yapmış olup, konumu gereği fazla mesai uygulaması kapsamı dışında olduğunu, anılan durumun davacı işçiye düzenli olarak ödenen yüksek ücretler, davalı bankanın uygulamaya ilişkin sirkülerleri ve görev tanımı ile sabit olduğunu, bir işçinin çalıştığı süre boyunca her gün fazla çalışma yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerçeğinin kabulü ile yapılacak hesaplamadan indirim yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisine davalı vekili tarafından davacıya ait ve 01.02.2007 tarihi itibariyle 29 iş günü bakiye izninin kaldığını gösterir imzalı mutabakat metni ibraz edilmiştir. Mahkemece işverence sunulan mutabakat metninin davacıdan sorularak bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Yıllık izin ücreti 5510 sayılı Yasanın 80. maddesine göre SGK ve işsizlik primine tabi olup, hükme esas bilirkişi raporunda yıllık izin ücreti nete çevrilirken % 14 oranında sigorta primi kesintisi ve % 1 oranında işsizlik sigortası primi kesintisinin yapılmaması da isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 13/05/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.