MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 04/09/2002 ile 31/10/2010 tarihleri arasında davalı kooperatifte mevsimlik işçi olarak çalıştığını, mevsimlik çalışmalarının Ağustos ayının başında başlayıp Kasım ayı sonlarına kadar bazı yıllar da yeni yılın ilk aylarının sonuna kadar devam ettiğini, 2010 yılı Ekim ayında aldığı son ücretin net 800,00 TL olduğunu, işverenin 2010 yılı 31 Ekim günü mevsimlik çalışmasının bittiğini belirterek 2011 yılında mevsimlik işin başlamasında çağıracaklarını beyan ettiğini ancak 2011 yılında mevsimlik iş başladığında kendisini çağırmadıklarını, bu suretle de askıda olan iş akdinin feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilince 2010 yılı Ağustos ayında işe başlamak üzere yeniden çalışmaya çağrılan davacının buna yanaşmadığını, aradan 3 yıl geçtikten sonra ihtarname göndererek bir kısım işçilik alacaklarını talep etme yoluna gittiğini, davacının müvekkili kooperatifte 3 ay süreli belirli iş sözleşmelerine tabi mevsimlik işçi olarak çalıştığını, işçinin çalışmadığı dönemlerde askıya alınması durumunun ancak belirsiz iş sözleşmesinin taraflar arasında varlığı durumunda söz konusu olabileceğini, davacının davalı kooperatifçe iş aktinin feshedildiği hususunu iddia edemeyeceğini, önceki dönemlerde çalışmak için dilekçe ile başvuran davacının son çıkış tarihinden sonra yeniden çalışma gibi bir talebi olmaksızın yaklaşık 4 yıl sonra dava açma yoluna gitmesinin iyiniyetli olmadığının bir göstergesi olduğunu, sözleşmenin davacı tarafça işe gelmemek suretiyle feshedildiğinin açık olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 12 saat çalıştığı iddiasının fazlasıyla abartılı ve gerçekten uzak olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK.nın 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece karar gerekçesinde bilirkişi Avukat Bülent Koca'nın 20.11.2014 tarihli raporuna itibarla "..fazla çalışma alacağının 603,97 TL, hafta tatili alacağının 194,29 TL, genel tatil alacağının 57,80 TL olduğu.." belirtilmesine rağmen, hükümde 2.000,00 TL fazla çalışma, 1.500,00 TL hafta tatili ve 400,00 TL genel tatil alacağına hükmedilerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin olarak gerekçe-hüküm çelişkisi yaratılmıştır.
Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacakları açısından gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki yukarıda belirtilen YİBK. ve HMK.nın 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 10/06/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy