MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Üniversitenin işvereni olduğunu ve ...'da bulunan Denizcilik Fakültesine bağlı ...Eğitim Gemisi'nde halen çalıştığını, davacının çalışmalarının gemi jurnalleri defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının Tez-Koop. İş Sendikası üyesi olmasına ve davalı Üniversite ile Sendika arasında akdedilmiş Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasına rağmen, yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmadığını, davacının üç vardiya sisteminde işe başladığı gün 24 saat çalışıp, bir sonraki gün izin yaptığı, devam eden gün yine 24 saat çalışıp, bu sisteme göre haftalık 400 saatin üzerinde fazla mesai ile pazar gününe denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillere de rastlayacak şekilde çalıştığını, fiilen gemi adamı olarak çalışan davacıya iaşe bedellerinin ödenmediğini beyan ederek fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile iaşe alacağı ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 22.02.1999 tarihinden itibaren geçici işçi kadrosu ile çalışmakta iken 19/10/2007 tarihinden itibaren sürekli işçi statüsü ile yağcı kadrosuna atanarak müvekkili Üniversitede halen görev yaptığını, göreve başladığı tarihten itibaren mevzuat ve Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacının görev yaptığı gemi personelinin 2009 ve sonraki tarihlerdeki nöbet çizelgesinden de anlaşılacağı üzere tam zamanlı vardiya sistemi ile görev yaptığını, mevzuat gereği çalışması gereken süreleri aşacak nitelikte çalışması bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 09/04/1999 tarihinden itibaren ... İş Sendikası üyesi olduğu, vardiya çizelgeleri ve tanık beyanları karşısında 24/48 sistemine göre çalışması sebebi ile günde 10 saat fazla mesai yapması nedeni ile fazla mesai alacağı olduğu, bayram ve genel tatil günleri ile pazar günleri çalışma yaptığının çizelgelere göre belirlenmesi sebebi ile bayram ve genel tatil alacağı ile hafta tatili alacağı olduğu, Toplu İş Sözleşmesinin 33/d hükmüne göre davacıya ödenmesi gereken Ramazan ayı iaşe bedellerinin ödendiği ispat edilemediğinden iaşe alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi dava dilekçesinde işyerinde gemi adamı olarak çalıştığını ileri sürerek, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile iaşe bedellerinin ödenmesini talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının ilk önce geçici işçi statüsünde temizlik işinde çalıştırıldığını, daha sonra yağcı kadrosuna atandığını, TİS’den doğan tüm alacaklarının ödendiğini savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gemi adamı olarak çalıştığına dair davalı tarafça bir itirazda bulunulmadığı belirtilerek, 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında kaldığının kabulüyle TİS hükümleri çerçevesinde hesaplamaya gidilmiştir.
Mahkemece davaya konu isteklerin kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Davacının 854 sayılı Deniz İş Kanunu’na tabi gemi adamı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. Davalı işveren tarafından karar bu yönden temyiz edilmiş olup aynı zamanda çalışmaların hangi Kanun kapsamında kaldığı kamu düzenini ilgilendirmektedir.
Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu'nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de:
a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu" takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır.
b) İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde" başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonalitonluk değilse yada diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıkta ise görevli mahkemeler genel mahkemelerdir.
İş ilişkisine dayalı bir uyuşmazlıkta işçi deniz taşıma işinde çalışır, ancak çalıştığı gemi Deniz İş Kanunu kapsamında kalmaz ise uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemede çözümleneceği açıktır. Ancak gemi ticaret gemisi ise deniz ticareti hükümlerine tabi olması nedeni ile özel ihtisas mahkemesi görevli olabilir. Nitekim 5136 sayılı Kanun ile 6792 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca
19.7.2004 tarihli olurla İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi HSYK’nun 20.7.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirildiğinden, uyuşmazlığın bu mahkemeye gönderilmesi gerekir.
Gemi adamının 854 sayılı Kanuna tabi olmaması halinde uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' na çözüleceğinden 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu' nun yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden sonra açılan davalar 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu' nun 5/1-a maddesi uyarınca iş mahkemelerinde görülecektir.
Diğer taraftan 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 49. maddesine göre denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağı’nı taşıyan yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir iş sözleşmesi ile çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanan bu yasa hükümlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak üzere yapılacak takip, denetim ve teftişleri yürütmeye iş müfettişleri yetkili kılınmıştır. Maddeye göre bu kanun hükümlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak üzere yapılması gereken takip, denetim ve teftişler Çalışma Bakanlığı tarafından yapılır. Bu konuda İş Kanunu’nun iş hayatının denetim ve teftişine ilişkin hükümleri ve aynı kanunun bu hükümlerle ilgili ceza maddeleri uygulanır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/3 maddesi uyarınca da çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.
Mahkemeler görevli olup, olmadıklarını re'sen araştırmak zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının çalıştığı geminin davalı Üniversite için eğitim amaçlı kullanıldığı hatta her iki tarafın tanıklarının anlatımlarına göre sefere çıkmayıp, atıl durumda olduğu ve limanda demirli vaziyette eğitim faaliyetinde kullanıldığı açıklanmıştır. Geminin yük ve yolcu taşıma işinde kullanılmadığı açık olup, sözü edilen mevzuat hükümleri doğrultusunda davacının 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamında olmadığı açıktır.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kalan davacı yönünden davaya konu talepler, belirtilen Kanun kapsamında değerlendirilmeli ve davacının Sendika üyesi olduğuda gözetilerek TİS hükümlerine göre hesaplamaya gidilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, 21.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy