MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 01/03/2009–31/03/2014 tarihleri arasında davalı Bakanlığın asıl işveren olduğu Dr. ...Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalıştığını, iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yol parası ve ücret alackalarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, hizmet alım sözleşmesi kapsamında yüklenici firmaların işçisi olarak çalıştığı, asıl işverenlerin bu şirketler olduğu, hâlihazırda yeni dönem ihalesini alan şirket nezdinde çalışmaya devam etmekte olduğundan kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği, ayrıca alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığı savunularak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraf vekillerince temyiz edimiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçi; 01/01/2012 tarihinden itibaren aşçılık yapmasına karşın, kendisine kadro bulunamadığı gerekçesi ile sürekli garsonlara ödenen ücretin ödendiğini ileri sürerek, fark ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Dosyaya sunulan 2012 ve 2013 yılı hizmet alım sözleşmelerinde; aşçı olarak çalışanlara asgari ücretin %100 fazlası, garson olarak çalışanlara ise 2012 yılı için asgari ücretin %15, 2013 yılı için asgari ücretin %14 fazlası ücret ödeneceği öngörülmüştür. Ayrıca davacıya 01/02/2014 tarihinden itibaren aşçılara ödenmesi gereken miktar üzerinden ücret ödendiği de tespit edilmiştir.
Mahkemece, davacının 01/01/2012 tarihinden itibaren aşçı olarak çalıştığına dair yazılı bir delil bulunmadığı ve aşçılara ödenen ücret kadar ücret ödenmesine dair de yazılı bir sözleşme olmadığı gerekçeleri ile talebin reddine karar verilmiştir.
Davacıya 01/02/2014 tarihinden itibaren aşçılara ödenen miktar üzerinden ödeme yapılması ve davacı tanıklarının, davacınn 2012 yılının başından itibaren aşçı olarak çalıştığını beyan etmeleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddiasını ispatladığı ve fark ücret alacağına hak kazandığı ortadadır.
Ne var ki, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda mahkemenin kabul ihtimaline binaen bu alacak kaleminde bir hesaplama yapılmış ise de, bu hesaplama sağlıklı değildir.
Davacının, 01/01/2012 tarihinden sonra çalıştığı alt işverenden ücret bordroları temin edilerek fark ücret alacağı buna göre hesaplanıp, hüküm altına alınmalıdır.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebepden dolayı BOZULMASINA, 11/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy