MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... Harita Ve Kadastro Müh. Gay. Yat. Dan. Ekiz. İhr. Ve İth. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 08.04.2006 tarihinden itibaren davalı asıl işveren T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne kamulaştırma işleri müşavirlik hizmeti veren ... Harita Müh. Tek. Müş. Hiz. İnş. ve Day. Tük. Mal. Tic. Ltd. Şti'nde harita teknikeri olarak çalışırken asıl işveren T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü 'nün kamulaştırma işleri müşavirlik hizmet alım ihalesini yenilediğini ve ihaleyi davalı ... Harita Ve Kadastro Müh. Gay. Yat. Dan. Ekiz. İhr. Ve İth. Ltd. Şti.' nin aldığını, taşeron firmanın değişmesi üzerine müvekkilinin işine ara vermeden 16/04/2009 tarihinde davalı ... Haritada aynı şekilde çalışmaya başladığını, asıl işveren değişmeden müvekkilinin taşeron firmalar arasında geçiş yaptırılarak iş akdinin devam ettirildiğini ve 31/03/2012 tarihinde bildirimsiz ve tazminatsız feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai ücret alacağı ile yıllık ücretli izin alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili ; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacıyla kuruluşları arasında herhangi bir iş akdi mevcut olmadığını, diğer davalı ... Harita Ve Kadastro Müh. Gay. Yat. Dan. Ekiz. İhr. Ve İth. Ltd. Şti. ile 25/03/2011 tarihli sözleşme ile hizmet alımı gerçekleştirildiğini ve davacının bu şirketin elemanı olduğunu, davacının talep ettiği alacaklardan kendi kuruluşlarının sorumlu olmadığını, davacının çalıştığı döneme ait her türlü alacağının diğer davalı tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ... Harita ve Kadastro Müh. Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık Ekspertizlik İhracat ve İthalat Ltd. Şti. vekili; davacının davalı şirkette T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünden alınan ihale gereği 16/04/2009 tarihinden itibaren ihalenin bittiği 31/03/2012 tarihinde kadar çalıştığını, ihale bitimi ile davacının kendileriyle olan iş akdinin sona erdiğini, ihaleyi alan yeni şirkette çalışmasının devam edip etmediğini bilmediklerini, davacıya 6.971,26 TL kıdem tazminatı ödendiğini, davacının başka bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, davacının kullandırılmayan ve karşılığı ödenmeyen yıllık izin ücret alacağı olduğu,tanık beyanlarına göre fazla mesai yaptığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... Harita ve Kadastro Müh. Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık Ekspertizlik İhracat ve İthalat Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davacının yatırdığı harçların doğrudan doğruya davalılardan tahsili ile davacıya iadesi yerine kabul/redde göre oranlanma yapılarak davacıya kısmen iadesine karar verilmesi hatalı ise de , davacı temyizi olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... Harita ve Kadastro Müh. Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık Ekspertizlik İhracat ve İthalat Ltd. Şti.’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Taraflar arasındaki uyuşmazlık,davacının fazla mesai yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı,davalı işyerinde normal mesainin 8.30-17.00 arası olduğunu ve Cumartesi-Pazar mesai yapılmadığını, ancak davacının Cumartesi de dahil haftanın en az 3 günü il dışına göreve gittiğini, il dışı görevinde akşam 23.00-24.00 arası mesai bittiğini,hatta il dışı görevlerinde çok geç saatlere kaldığı zaman gittiği ilde yatılı kaldığını iddia ederek fazla mesai alacağı talep etmiş davalı ise davacının fazla mesai yapmadığını savunmuştur. Davacı iddiasını ispat bakımından iki tanık dinletmiş olup bu tanıklar davacının çalışma sistemi ile ilgili beyanda bulunmamışlardır.Dosyaya sunulan kayıtlardan sadece 07.06.2007-10.09.2007 tarihleri arasına ilişkin çalışma saatlerine yönelik belirleme yapılabilmektedir. Açıklanan delil durumuna göre ;07.06.2007-10.09.2007 tarihleri arasındaki çalışma süreleri hariç davacının il dışına giderken kaç saatte gittiği, kaç saat çalıştığı ispatlanamamış olmakla davacının 07.06.2007-10.09.2007 tarihleri arasındaki çalışma sürelerine yönelik fazla mesai ücret alacağının hesaplandığı bilirkişi raporuna göre sonuca gidilmesi gerekirken afaki belirlemelerle tüm çalışma süresine yönelik fazla mesai ücret alacağının hesaplandığı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması hatalıdır.
4- 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ihbar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece infazda tereddüt oluşturacak biçimde hangi davalıdan tahsil edileceği anlaşılmayacak şekilde “....davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bu şekilde hüküm kurulması infazda sıkıntı yaratacağı gibi davalı alt işverenin de aleyhinedir.
Davacının ihbar tazminatı isteğinin her iki davalı yönünden kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
4-Mahkemece, iki davalı bulunmasına rağmen yargılama gideri, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve karar- ilam harcına ilişkin olarak" ....davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 297. ve 332. maddelerine göre, tarafların yargılama sebebiyle yaptıkları masrafın ne kadar olduğu, bunun ne kadarının harç ne kadarının diğer masraflar olduğu, masraflardan kimin ne kadarından sorumlu olacağı tek tek karar yerinde açıklanmalıdır.
Mahkemece, hükmolunan yargılama giderlerinin denetime elverişli olarak karar yerinde açıklanmaması ve kimin ne kadarından sorumlu olduğunun belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy