MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; gazetecilik mesleğine 01.07.1988 tarihinde başlayan müvekkilinin 01.03.2000-31.08.2013 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işletme ve işin gerekleri gerekçe gösterilerek feshedildiğini, son aylık ücretinin net 6.500.00.TL olduğunu, fesih ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının ödendiğini, Basın İş Kanununa göre yıllık izin ücretinin 2 kat olarak ödenmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin fazla çalışma yapmasına, hafta tatillerinde ve genel tatillerde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek; yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ve fazla mesai ücretleri ile %5 fazlalıklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının .... İş Mahkemesinde 2013/535 Esas sayılı dosyada işe iade davası açtığını ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, taleplerinin haksız olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkette sayfa sekreterliği yapan davacıdan başka birçok çalışan olduğunu, davacının fazla mesai yapmasını gerektirecek bir personel yetersizliği bulunmadığını, günlük % 5 fazla ödeme isteği Anayasaya aykırı olduğundan Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiğini, aksinin kabulü halinde Anayasa Mahkemesinde derdest olan iptal davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca söz konusu günlük % 5 fazla ödeme talebinin indirime tabi tutulabileceğini ve hatta tamamen kaldırılabileceğinin Yargıtay kararlarında açıklanmış olduğunu, davacıya hak edipte kullanmadığı ücretli izin alacaklarının ödenmiş olduğunu, Basın İş Kanununun 29. maddesindeki izin ücretinin 2 kat ödeneceğine ilişkin hükmün uygulanabilmesi için gazetecinin izin ücreti için işverene başvuruda bulunması gerektiğini, ancak davacının böyle bir başvurusu bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde, taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı işçi, yıllık izin ücretinin eksik ödendiğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, davacının işe iade davası açtığını ve bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, talep edilen alacakların feshe bağlı olmadığı gerekçesi ile davalının bu savunması kabul edilmemiştir.
Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin bir önemi bulunmamaktadır.
Davacının iş akdinin feshinden sonra işe iade davası açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği işe iade davasının sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinden izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur. Bu nedenle de, yıllık izin ücreti talebinin erken açılan dava nedeni ile usulden reddine karar verilmelidir.
Dairemizin yerleşik uygulamasında da yukarıda belirtildiği üzere, işe iade davası açılmakla birlikte iş sözleşmesinin bir nevi askı durumuna girdiği kabul edilmektedir. Buna göre, işe iade davasının sonucuna göre; ya işverence ilk yapılan fesih geçerli hale gelir ya da işçinin işe başlatılmadığı tarihte gerçek fesih gerçekleşmiş olur.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekilinin açıklamaları ve dosyadaki diğer bilgiler dikkate alınarak Dairemizce UYAP sisteminde yapılan incelemede; davacının, davalı işveren aleyhine açmış olduğu işe iade davasında ilk derece mahkemesince feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verildiği ve söz konusu kararın 15.01.2015 tarihinde yani eldeki dava dosyası karara çıkmadan evvel Dairemizce onanarak kesinleştiği saptanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mahkemece, işe iade davasına ilişkin dosya getirtilerek ve özellikle taraflardan işe iade kararı sonrasında davacının yasal süre içerisinde işe başlatılması için müracaatta bulunup bulunmadığı, davalının işçiyi işe davet edip etmediği, etmiş ise davacının işe başlayıp başlamadığı veya sonrasında işverence işe başlatılıp başlatılmadığı, işe iade kararının yasal sonuçlarına ilişkin dava veya icra takibi olup olmadığı hususları sorulup araştırılarak, bu süreçte ilk feshin geçerli hale gelip gelmediği saptanmalı, şayet ilk feshin (işe iade davasında geçersizliğine hükmedilen) geçerli olmadığı tespit edilir (davalı işveren tarafından işe davet edilmemesi ya da işe başlatılmaması halinde) ise yıllık izin ücreti talebinin erken açılan dava nedeniyle usulden reddine karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozma nedenine göre yıllık izin ücretine dair sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3- Dosya içerisinde yer alan bazı imzasız bordrolarda fazla mesai tahakkukları olup, bordrodaki bedellerin ödenip ödenmediği araştırılarak, ödendiğinin tespiti halinde hüküm altına alınan fazla mesai ücreti alacağından söz konusu bedellerin mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalıdır.
4- Dosya içerisinde yer alan bazı bordrolarda yine ek mesai adı altına ücret tahakkuk ettirildiği saptanmıştır. Bu ödemelerin neye dair olduğu noktasında tarafların beyanları alınmalı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler ile bir değerlendirmeye tai tutularak bu miktarların da mahsup edilip edilmemesi gerektiği saptanmalıdır.
Karar, bu yönü ile de hatalıdır.
5- Yukarıdaki 4 ve 5 numaralı bozma bentleri yerinde getirildiğinde bu hususların %5 fazlalıkların hesaplanmasına da etki edeceği gözden kaçırılmamalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.