MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 04/06/2013-30/01/2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, yapılan fesih sebebinin yasanın aradığı şartlara uygun olarak açıkça belirtilmediğini, ancak deneme süresinde iddia edilebilecek gerekçelerle işten çıkarılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aynı zamanda çelişkili olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca hiçbir ihtara maruz kalmadığını, sözlü ikaz iddiasının doğru olmadığını, kendisinden de savunma istenilmediğini iddia ederek fesih işleminin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının şirkette 04/06/2013 tarihinden itibaren büro personeli olarak çalıştığını, davacının başlangıçta Almanca diline hakim olduğunu, Almanca dilinde gelen yazışmalara cevap vereceğini söylediğini, büro elemanı olarak işe alındığını, süreç içeresinde davacının beyan ettiği şartları taşımadığının anlaşılmasına rağmen kendisine sabredildiğini ve kolaylık sağlandığını, davacının bu hali nedeniyle işte bir kısım aksaklıklar meydana geldiğini, kendisi ile pek çok kez konuşulmasına rağmen bu durumun düzelmediğini, bu nedenlerle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacı işçinin yazılı savunmasının alınmamış olması, davalı işveren tarafından davacıya gönderilen 16.04.2015 tarihli işe davet ihtarı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, feshin haklılığına ilişkin davalının üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, fesihte son çare ilkesinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (08.04.2008 gün ve 2007/27773 Esas, 2008/7819 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır. İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 1 yıl 7 ay 24 gün çalıştığı, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 4 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Mahkemece fesih tarihindeki kıdemi 1 yıl 7 ay 24 gün olan davacının işe başlatmama tazminatının 4 aylık ücreti yerine 5 aylık ücreti olarak belirlenmesi hatalı olup, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının işe başlatmama tazminatına ilişkin 2. fıkrasındaki “ 5 “ rakamının çıkartılarak, yerine “ 4 “ rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy