MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03/07/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Banu Erdem geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 28.08.2004-20.09.2012 tarihleri arasında çalıştığını, işverence haklı bir neden olmaksızın iş akdinin feshedildiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesai yapmasına ve genel tatillerde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, genel tatil ve fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 15.10.2004 tarihinde işe başladığını, 03.10.2012 tarihinde ise istifa ederek ayrıldığını ve herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Dava, 27.10.2014 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalıya 06.11.2014 tarihinde tebliğ olunmuştur.
28.10.2014 tarihli tensip zaptında, davalı tarafın tanık deliline dayanması halinde, tanık listesini sunması, ayrıca her bir tanık için 9,00 'ar TL davetiye ve 30,00 'ar TL tanıklık ücreti yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, sürenin tebliğden itibaren işlemeye başlayacağı, aksi halde tanık dinletme hakkından vazgeçmiş sayılacağı ihtarında bulunulmuş ve ön inceleme duruşmasının 22.01.2015 tarihinde yapılacağı belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından 19.11.2014 tarihinde 50 TL gider avansı yatırılmıştır.
Davalı vekilince, 19.11.2014 tarihinde cevap süresinin uzatılması talep edilmiş, mahkemece aynı tarihte HMK 317/2 maddesi uyarınca 2 hafta daha ek süre verilmiş ve söz konusu karar davalı vekiline 25.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili, 03.12.2014 tarihinde (süresinde) cevap dilekçesini sunmuş ve delillerini bildirilmiştir. Delil listesinde tanık deliline dayanıldığı, ancak tanıklarının isim ve adreslerini bildirmediği tespit edilmiştir.
Ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, taraflardan tanıklarının isim ve adreslerini göstermeleri beklenemez.
Nitekim, mahkemece 22.01.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında bu husus gözetilerek davalı vekiline, tanıklarının isim ve adreslerini bildirmesi ve her bir tanık için 30'ar TL tanıklık ücreti ile 9'ar TL davetiye giderini yatırması için 1 haftalık kesin süre verilmiş ve kesin süre içinde ara kararın yerine getirilmemesi ve tanıkların duruşmada hazır edilmemesi halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiştir.
Davalı vekilince tanıklarının (2 tanık bildirilmiş) isim ve adreslerinin bulunduğu, tanık listesi 28.01.2015 tarihinde dosyaya sunulmuştur.
Bir sonraki 26.03.2015 tarihli 2. celsede, davalının tanık listesi verdiği ancak ara karara rağmen masraf yatırmadığı ve bu sebeple tanıklara davetiye çıkarılamadığı gerekçesi ile tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
Aynı celse de davalı vekili, tanıkları için mazeret sunacağını ve ihzar çıkarılmasını istemiştir.
Davalı vekilinin sunduğu belgelerden tanık olarak gösterdiği ...'nın 26.03.2015 tarihinde yani 2. celse tarihinde ... raporu bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilince 09.06.2015 tarihli 3. celsede tanıklarından ... edilmesine karşın mahkemece davalı tanığı dinlenmemiş ve önceki celsenin ara kararı uyarınca tanık dinletme yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 243. maddesinde tanıkların davetiye ile çağrılacağı ancak davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanığın dinleneceği belirtilmiştir.
Davalı vekilince, süresinde verilen tanık listesinde ismi geçen tanık...'un 09.06.2015 tarihli 3. celsede hazır edilmesine karşın dinlenilmemesi, yukarıda belirtilen HMK'nun 243. maddesi uyarınca yerinde değildir.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davalı tanıkları dinlenmeksizin savunma hakkı kısıtlanarak karar verildiği anlaşıldığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy