MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 24.10.2010-8.7.2015 tarihleri arasında çalıştığını, 8.7.2015 tarihinde herhangi bir sebep gösterilmeden işten çıkartıldığını, herhangi bir fesih bildirimi yapılmayıp ihtar süresi vs. gibi kanuni haklarının da verilmediğini, iş akdinin feshini geçerli kılan bir durum ve haklı bir neden bulunmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine davacının işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının gerek İş Kanunu, gerekse hizmet akdine aykırı eylemlerinin tespit edildiğini, son dönemde ise benzin istasyonu müşterileri ile gerek sözlü gerek fiili tartışmalar yaşadığını, şifai ve yazılı olarak uyarıldığını, davacının iş akdinin yapmış olduğu yasaya ve iş ahlakına aykırı eylemler nedeniyle 2.7.2015 ve 8.7.2015 tarihli iki adet tutanak tanzim edildiğini ve bu konuda bildirim yapıldığını, sonuç olarak İş kanunu uyarınca işverenin haklı nedenle fesih hakkına istinaden iş akdinin derhal fesih hakkı kullanarak İş Kanunun 19. Maddesi ve 25/II maddesi uyarınca süresi içinde usulüne uygun olarak fesih edilerek durumun davacı yana ... 24. Noterliğinin 10.7.2015 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı yazılı olarak savunma hakkı verildiğini kanıtlamadığı, fesih sebebine göre başka yönler incelenmeksizin 4857 Sayılı yasanın 19. Maddesinde belirtilen usul kurallarına uymadığı, feshin usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı avukatı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Kanunun 243. Maddesinin 1. Fıkrasına göre “ Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.”
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdi ... 24. Noterliğinden gönderilen 10.07.2015 tarihli ihtarname ile "... İşyerimizde akaryakıt satış görevlisi görevinde çalışmaktasınız. Ekteki tutanaklar dahilinde işçinin iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı davranmaları nedeniyle İş Kanununun 25/II maddesi gereğince 08.07.2015 tarihi itibarı ile iş akdinizin tazminatsız olarak fesih edildiğini ihbaren ve ihtaren bildiririz..." gerekçesiyle haklı nedenle feshedildiği ve işten ayrılış bildirgesinde de ‘’kod 29 İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih’’ bildirilmiştir.
Mahkemece, davalının yazılı olarak savunma hakkı verildiğini kanıtlamadığı, fesih sebebine göre başka yönler incelenmeksizin 4857 Sayılı yasanın 19. maddesinde belirtilen usul kurallarına uymadığı gerekçesiyle feshin geçersiz olduğu kabul edilmişse de davalının feshin geçerli nedene değil haklı nedene dayandığını belirtmiştir.
Haklı fesihte de yazılı savunma alınmamasının feshi geçersiz kılmamaktadır. Ancak mahkemece yapılan yargılama sırasında davalı tarafın tanıklarını bildirdiği ve gider avansını da ikmal etmesine rağmen tanıklarının dinlenmediği anlaşılmaktadır. Davalı tanıklarına HMK.nun 240/3. maddesi uyarınca davetiye tebliğine, davetiye tebliğine rağmen hazır bulunmadıkları taktirde HMK.nun 245. maddesi uyarınca zorla getirmeye yönelik usuli işlemlerin yerine getirilmesi gerekirken bu usule riayet edilmeden ve davalı tanıkları dinlenmeden yargılamanın bitirilip sonuçlandırılması hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlaşrının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy