MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işveren yanında 17/01/2005 tarihinde çalışmaya başladığını, işverence 11/08/2015 tarih 13849 yevmiye nolu ihtar ile iş akdinin haklı neden olmadan feshettiğini, davacının hangi sebeple işten çıkarıldığını bilmemekle birlikte kendisinden bir savunma da alınmadığını iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin vakfın icra şoför kadrosunda kısıtlamaya gidilmiş olması nedeniyle feshedildiğini, davacının bütün yasal haklarının kendisine ödendiğini, vakıf şoför kadrosunda kısıtlama yapmaya emeklilik yaşı dolmuş hatta emekli olarak yeniden çalışmaya başlamış olan personellerden başlandığını, bunun nedeni ise yaşı ilerlemiş personellerin görevlerinin genç personellere göre gereği gibi ifa edememeleri olduğunu, gerek davacıya gerekse iş akdine son verilen diğer çalışanlara karşı herhangi bir özel durumu söz konusu olmadığını, davacının iş akdi haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı işveren 11/08/2015 tarihli fesih ihtarında 4857 sayılı kanunun 25/II. maddesi uyarınca fesihten bahsetmiş, ancak davaya cevap dilekçesinde 17. Maddeye göre fesih savunmasında bulunmuş olup fesih sebebinin yukarıdaki ilkeler ışığında açık ve kesin fesih sebebi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı işverenin fesih yazısında iş akdinin yönetim kurulu kararıyla feshedildiğinin belirtilmesine rağmen yargılama sırasındaki savunmalarında vakfın icra şoför kadrosunda kısıtlamaya gidilmiş olması nedeniyle iş akdinin feshedildiğini bildirmesi hususunun çeliştiğinin ve fesih yazısında bildirilen yönetim kurulu kararının ibraz edilmediğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı temyizine gelince;
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin davalıya ait işyerinde 10 yıl, 5 ay, 6 gün çalıştığı, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetli ise de, davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesi gerekirken 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi hatalı olup bozma nedenidir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 30,00 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 27/02/2017 oybirliği ile günü karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy