MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 22/06/2006 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, iş yerinde uzun çalışma saatleri nedeniyle rahatsızlandığını, yürümekte zorluk çektiğini, SGK primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, ... 20. Noterliğinin 30/06/2012 tarih 16929 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı ve yıllık izin alacağının ödenmesini talep etmesine rağmen haklarının ödemediğini iddia ederek bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işyerinde satış temsilcisi olarak görev yapan davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Satış temsilcileri genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışmaktadırlar. Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi artıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması söz konusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının satış temsilcisi olup satışlardan prim aldığı anlaşılmakla, davacının prim alması fazla mesai ücreti almasına engel olmamakla birlikte hesaplamada yukarıda açıklandığı üzere sadece zamlı kısım (%50) hesaplanarak sonuca gidilmelidir.
3- Davacının iş akdini fesih sebeplerinden birisi de fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi olup yukarıda açıklandığı üzere davacı fazla mesai ücretine hak kazandığından davacının kıdem tazminatı talebinin de kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy