MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı.... belirsiz süreli iş akdi ile çalışmaktayken sendika üyesi olması nedeni ile haksız biçimde, neden belirtmeksizin 23/12/2014 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, yetki tespitinde sendikanın çoğunluğu sağladığının işverence öğrenilmesinden sonra işçilere tehdit ve baskılarda bulunulduğunu çalışmak isteyenin sendikadan istifa etmesinin söylendiğini, yoksa işten çıkarılacağının söylendiğini iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine, işsiz kalınan süreye ilişkin 4 aylık brüt ücrete, 6356 Sayılı Yasanın 25. maddesi uyarınca davalı işverenin işe başlatmaması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın davalı işverenin davacıya bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin ekonomik nedenle kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek sonlandırıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının işe dönme hususunda samimi olmadığını, sendikal nedenle iş akdinin sonlandırıldığı yönündeki iddianın da asılsız olduğunu davacının akdine yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle tazminatları ödenerek son verildiğini feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, fesih işleminin geçerli koşulu olan şekil şartına uyulmaksızın, davacının savunması alınmadan sonlandırıldığından feshin geçersiz olduğu ancak, iş akdini sendikal nedenle sonlandırıldığını savunulmuş ise de, yargılama sürecinde edinilen kanı, ilgili sendikadan ve davalı şirketten bu konuda gelen bu cevabi yazıları teyit eder mahiyetteki tanık Halil Budak'ın yeminli anlatımlarına göre halen aynı işyerinde çok sayıda sendikalı işçinin çalışmakta olduğunun anlaşılması nedeniyle sendikal nedenin de ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/1 E sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece davacının sendikal faaliyeti ve üyeliği bulunmadığı gerekçesi ile sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan belgelerden davacının 17.12.2014 tarihinde Lastik iş sendikasına üye olduğu, bu sendikaya davalı işyerinde 29.12.2014 tarihinde çalışan 597 işçiden 324 işçinin üye olduğunun ve sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak için gerekli çoğunluğu sağlayarak yetki aldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar dosyada yetki tespit yazısı ve tanık beyanları dışında sendikal tazminat iddiasını doğrular nitelikte delil olmadığı gerekçesi ile karşısında mahkemece sendikal tazminat bakımından yeterli araştırma yapılmamışsa da aynı gün dairemizde incelenen Gebze 1. İş Mahkemesinde görülen ve davalısı aynı olan 2016/26543, 2016/28949 ve 2016/28950 esas numaralı dosyalarda sendika tarafından gönderilen cevabi yazılardan 07.04.2015 tarihli yazıda davalı işyerinde 305 sendika üyesi işçi bulunduğu, sendika üyeliğinden istifa edip çalıştırılan 14 işçi olduğu ve 21 sendika üyesi işçinin iş sözleşmesini feshedildiği, 19.10.2015 tarihli yazıda davalı işyerinde 49 sendika üyesi işçi bulunduğu, sendika üyeliğinden istifa edip çalıştırılan 286 işçi olduğu ve 40 sendika üyesi işçinin iş sözleşmesini feshedildiği, 02.03.2016 tarihli yazıda davalı işyerinde 49 sendika üyesi işçi bulunduğu, sendika üyeliğinden istifa edip çalıştırılan 287 işçi olduğu ve 41 sendika üyesi işçinin iş sözleşmesini feshedildiği, 11.5.2016 tarihli yazıda davalı işyerinde 3 sendika üyesi işçi bulunduğu, sendika üyeliğinden istifa edip çalıştırılan 332 işçi olduğu ve 42 sendika üyesi işçinin iş sözleşmesini feshedildiği bildirilmiş olup tüm dosyalarda dinlenen tanık beyanları, davalının sendikanın yetki tespitine itirazı üzerine görülen ile İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi’nin 2016/21 esas ve 2016/121 karar sayılı dosyasında ve davalı işyerinde sendikal hakların kullanılmasının engellenmesiyle ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/15916 esas sayılı soruşturma dosyasında bulunan deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği anlaşıldığından sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken, mahkemece sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 209.70 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 27.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy