MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı firmada 23/03/2010- 22/12/2014 tarihleri arasında "Beton Mikser Operatörü" olarak çalışmaya başladığını, davacının 18/02/2014 tarihi Perşembe günü saat 19:30 sıralarında beton işi bittiğinde, aracında bir miktar beton arttığını, artan beton ile ilgili işyerini arayıp bu konuda yetkili operatör tanık Fevzi Mollaosmanoğlu isimli şahıs ile görüştüğünü, durumu ona anlattığını, ne yapması gerektiğini ona sorduğunu, adı geçen şahsın kendisine artan betonu iade almadıklarını, fazla betonu çöpe dökmesi gerektiğini söylediğini, bunun üzerine davacının kendisinden daha önce artık beton isteyen (M.Ö) isimli şahsın aradığını, durumu anlattığını, beton ihtiyacı olup olmadığını sorduğunu, o şahsın kendisinin ihtiyacı olmadığını ancak Aslan Aldıkaçtı isimli arkadaşının betona ihtiyacı olduğunu, onun kapısının önüne dökmesini rica ettiğini, davacının da artan betonu zayi olmaması için adı verilen şahsın kapısının önüne döktüğünü, bundan herhangi bir çıkar sağlamadığını, para almadığını, o şahsı da öncesinden tanımadığını, şikayet üzerine karakolda alınan tanık anlatımlarının da bunu doğruladığını, zaten artan betonunda cüzi miktarda olduğunu, davalının da bunda ekonomik bir zararının olmadığını, iş akdinin bu şekilde haksız biçimde feshedildiğini iddia ederek haksız feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine yasadan doğan hakların ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı vekili, davacının ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığını, davacının mikserde artan betonu işverenin talimatı olmadan üçüncü kişilere kullandırdığını, bu şekilde özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığını, doğruluk ve bağlılık ilkelerini ihlal ettiğini, bu nedenle haklı nedenle iş akdinin sonlandırıldığını, artan kalan betonların işverence ayarlanan beton sahasına döküldüklerini, daha sonra bu betonun davalı işverence kırma makineleri ile kırılarak geri dönüşüme kazandırılmasının sağlandığını, davacının da bunu çok iyi bilmekte olduğunu, "çöp" ten kastedilenin de beton döküm sahası olduğunu, artan betonun ne yapılacağına davalı işverenin karar vereceğini, bu şekilde 500,00 TL zarara uğratıldığını, davacı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikayette bulunulduğunu, bu şekilde kendi başına hareket eden davacının üçüncü bir şahsa menfaat sağladığını, olay nedeniyle davacıya olan güvenin zedelendiğini, feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, Davalı işyerinde toplamda yaklaşık 7 yıl aynı şekilde çalışan davacının öncesinde hiçbir olumsuz tavrının görülmediğinin tarafların müşterek tanığı, yetkili Fevzi Osmanoğlunun konuya ilişkin açık ve net anlatımları, olayın meydana geliş şekli, dosyada mevcut Cumhuriyet savcılığı hazırlık evrakı içerisinde bulunan tanık anlatımları, mahkememizde dinlenen tanık beyanları davacının herhangi bir menfaat sağladığı hususunun sabit olmayışı, artık betonun davalı için ekonomik değeri olması bir tarafa tanık ve davacı anlatımlarına göre ancak yapılan bir miktar masraf ile bulunduğu yerden atılmasının sağlandığının anlaşılması, davacının çalışma süresinin uzunluğu, buna rağmen bu şekilde savunması alınması da ihtiyacı da duyulmadan işten çıkartılan davacının sadece kıdem ve ihbar tazminatından değil aynı zamanda 4447 sayılı Kanun kapsamındaki işsizlik sigortasından da mahrum kalınmış olmasının hakkaniyete uymayışı dikkate alındığında, ispat yükü kendisinde olan davalının haklı fesih iddiası ile feshin son çare olarak uygulandığı savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı /geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, feshin geçerli yada haklı nedenle yapıldığını, davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdi mikserde artan bir miktar betonu davalının bilgisi olmadan kullandığı 34YTB35 plakalı 7 No'lu mikser ile son seferi olan Aysöz Inşaata götürdüğü betondan artan yaklaşık 3 ml C-25 Hazır Betonu amirlerine sormadan Balçık Köyünde bulunan Zile Metal Hurdacılık firmasının sahasına döktüğü gerekçesi ile feshedilmiştir. Davacının davalı işyerinde 4 yıldır beton mikseri operatörü olarak çalıştığı anlaşıldığından davacının mikserde artan betonun ne tür bir işleme tabi tutulacağını bilmesi gerektiği açık olmakla birlikte olay günü davacının kendi beyanıyla da sabit olduğu üzere söz konusu artan betonun nereye dökülmesi gerektiğini işyeri yetkilisine sorduğu ve sonrasında çöpe dökülmesi yönünde talimat almasına rağmen davalının talimatı dışına çıkarak ve davalıya bilgi vermeden başka yere döktüğü işveren tarafından tespit edilen bu durumun işyerinde olumsuzluğa yol açtığı ve davacının davranışının haklı fesih gerektirecek ağırlıkta olmamakla birlikte işverenden iş ilişkisini devam ettirmesinin beklemeyeceği ve feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri toplamı 130.00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 13/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy