MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş. ... ili ... Şubesinde 15.08.2005 tarihinde uzman sıfatı ile işe başladığını, ... Şubesi'nde yetkili ... Şubesin de yetkili ve en son ... Krediler Bölge Müdürlüğünde yönetmen olarak olmak üzere işten çıkarıldığı 28.10.2013 tarihine kadar çalıştığını ileri sürerek, kıdem, ihbar, kötü niyet tazminatları ile fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 15/08/2005 tarihinden ayrıldığı döneme kadar talep ettiği fazla çalışmalara zaman aşımı yönünden itirazlarının olduğunu, davacının müvekkili bankadan 30/10/2013 tarihinde istifa ettiğini ... 1. Noterliğinden 28/10/2013 tarihinde ihbarname ve ihtarname göndererek, SSK il müdürlüğü yazısını ekleyerek bu anlamda emekli olacağını, kıdem tazminatına esas yazıyı sunduğunu bildirdiğini, kendi dilekçedeki beyan ve ikrarında görüldüğü gibi, emeklilik nedeniyle istifa ettiğini, ihtar gönderdiğini Krediler Bölge Müdürlüğüne şifai olarak bildirdiğini bunun üzerine müvekkili banka tarafından 28/10/2013 tarihînde SGK Müdürlüğü’ne istifa nedeniyle (03) işten ayrılış bildirgesi verildiğini, müvekkili tarafından yasal gerekçe gösterilmeden iş akdi feshinin söz konusu olmadığını, davacının istifa iradesi neticesi işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait 18 yıl prim ödeme gün sayısının olduğu, prim ödeme gün sayısının 5422 gün olduğu, bu nedenle kıdem tazminatını almaya hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi fazla mesai yaptığını ancak karşılığı ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davacının davalı bankanın farklı şubelerinde ve en son ... Krediler Bölge Müdürlüğünde yönetmen olarak çalıştığı, fazla mesai ücretini ispat noktasında dinlenen davacı tanıklarının ise davacı ile aynı şubede çalışmadıkları, dolayısıyla davacının çalışma düzeni ve saatleri konusunda somut görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ÇSGB iş müfettişi tarafından 2011 yılında davalı bankanın .../... şubesinde yapılan genel denetime ilişkin rapora dayanılarak fazla mesai hesabı yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece, davacının çalışmadığı, farklı bir şubeye ilişkin yapılan genel denetim teftiş raporundaki çalışma sürelerine itibar edilerek fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır.
Dosyada mevcut taraflar arasında düzenlenen iş akdinde fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki düzenleme de dikkate alındığında, Mahkemece davacının haftalık 5,20 saatlik fazla çalışma süresini aşar şekilde fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığı dikkate alınarak fazla mesai ücreti talebinin reddi yerine, gerekçesi de açıklanmaksızın talebin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy