MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 25.08.2004 tarihinde işe başladığını ve iş akdinin gerektirdiği şekilde yükümlülüklerini bihakkın yerine getirdiğini, davalının, davacının işe giriş tarihinden yaklaşık 2 sene sonra sigorta başlangıcını yaptığını, davacı davalı işveren yanında 25.08.2004 tarihinden 01.10.2012 tarihine kadar pazar günleri hariç kesintisiz olarak sabah 08.00 - 19.00 saatleri arasında çalıştığını, aylık net 1.400,00 TL maaş aldığını, işyerince bir öğün yemek verildiğini, davacıya çalıştığı dönemler içerisinde hiçbir zaman yıllık izinlerinin kullandırmadığı gibi resmi tatiller, dini ve milli bayramlarda izin verilmediğini, davacının sürekli ve kesintisiz olarak haftanın 6 günü 08.00 - 19.00 saatleri arasında çalıştırıldığını, davalının davacının maaş ödemelerini hiçbir gün zamanında ödemediği gibi tam olarak da ödemediğini, davacının Beyoğlu 55. Noterliğinin 19.09.2012 tarih ve 02550 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle maaşının ödenmesini istediğini, bu ihtarnameden sonra da davacıya alacaklarının ödenmediğini, işyerine gittiği zamanlarda kendisine iş verilmediğini, bundan sonra işe gelmemesi gerektiğinin söylendiğini, işveren tarafından sürekli hakarete, aşağılanmaya ve tehdide maruz kaldığını, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin davalıya ulaşması üzerine davalı tarafça aynı gün içerisinde fakat değişik tarihler taşıyan tutanaklar tutulduğunu, ihtarnameye uydurma beyanlar yazdığını ve davacının sözde güveni kötüye kullandığını iddia ettiğini, davacının haklarını aramasına engel olmak ve gözünü korkutup yıldırmak gayesiyle davacı hakkında maddi-manevi tazminat davası açtığını iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin alacağı ve resmi tatil çalışma alacağının tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı işyerinde SGK kayıtlarından da net bir şekilde anlaşılacağı üzere 17.08.2006 tarihinde işe başladığını, davacının 2 yıl işe giriş bildirimi yapılmadığından ve sigortasının ödenmediğinden habersiz olma iddiasının makul bir iddia olmadığını, internet ortamından dahi tek tıkla izlenebilen bu hususlar için kişinin teknoloji kullanmıyor olabileceği varsayılsa bile 2 yıl boyunca ne kendisinin ne de bakmakla yükümlü olduğu kişilerin hiçbir sağlık kurumuna gitmemiş olmaları ve davacının bu durumdan Ekim 2012'de haberdar olmasının hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığını, davacının dava dilekçesinde iş akdini fesih gerekçesi olarak 2012 yılı Ağustos ve Eylül ayları ücretlerinin ödenmemesini ve kendisine asgari ücretten bordro imzalatılmak üzere baskı yapıldığını beyan ettiğini, davacıya tüm maaş ve ücretlerinin tamamen ödendiğini fakat davacının kötü niyetli bir şekilde bordro ve maaş pusulasını imzalamadığını, bu hususun Beyoğlu 55. Noterliğinin 26.09.2012 tarih ve 02642 yevmiye numaralı ihtarnamesinde de aynı şekilde beyan edildiğini, davacının iş akdinin davalı tarafından feshedilmiş olmasının hakiki sebebini davacının işyeri ve çalışma düzeni kurallarına uymaması, çalışma ahengini bozması ve işyeri kasasından zimmetine para geçirmiş olduğunun tespit edilmesi olduğunu, davacının 11, 13 ve 17.09.2012 tarihlerinde su dağıtımı sorumluluk alanı olan Metrocity bölgesine su dağıtımı yapmadığını, davalının davacı tarafından hem maddi hem manevi kayba uğratıldığını, tespit edebildikleri kadarıyla 32 ayrı işyerinden toplam 2.487,00 TL su bedelinin davalı uhdesinde olduğunu, bu bedelin faiziyle birlikte tahsilini talep ettiklerini, bunların dışında da başkaca davalı tarafça tahsil edilip davalı şirkete teslim edilmeyen su bedelleri çıkmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davalının tahsilatlarla ilgili durumun netlik kazanabilmesi için davacının çalıştığı bölgeyi değiştirip başka bir bölgeye görevlendirmesi üzerine farklı tavırlar içine girdiğini, işini aksatmaya başladığını, görev alanına ya hiç gitmediğini ya da erken terk etmeye başladığını, mesai arkadaşlarına sataşmaya, huzursuzluk çıkarmaya başladığını, davacının suç vasfı taşıyan eylemleri sebebiyle de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/132566 hazırlık numaralı dosyası ile emniyeti suistimal, dolandırıcılık, küfür ve hakaret sebebiyle şikayetçi olunduğunu, soruşturmanın devam etmekte olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirecek şekilde sonlandığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret alacağının ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının iş akdine iş yerine ait parayı zimmetine geçirdiği iddiası ile bu husus haklı fesih sebebi kabul edilerek davalı işveren tarafından son verilmiştir. Her ne kadar davacı, davalı işverenin feshe konu ettiği eylemi nedeni ile yargılanmış ve isnat edilen suçu işlemediği kabul edilerek beraat etmiş ise de bu karar henüz kesinleşmemiştir. Karar kesinleşmediğine göre söz konusu kararın bozulması ve davacı işçinin mahkumiyetine karar verilmesi ve kararın bu şekilde kesinleşmesi ihtimalinde ceza davasındaki mahkumiyet hükmünün hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek davalı işverenin fesihte haklı olup olmadığının belirlenebilmesi için ceza davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesi beklenmeden davalı işverenin fesihte haksız olduğunun kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy