MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde kemer baskıcısı olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım aylık ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının kendi isteği ile ayrıldığını ve tazminata hak kazanmadığını, tüm ücretleri de ödendiğinden alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı ancak ihbar tazminatı hakkı olmadığı, yıllık izinlerini kullandığından bu talebin de yersiz olduğu ancak bir kısım aylık ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davalı temyizi yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Hüküm davalı tarafca temyiz edilmiş ise de temyizden sonra davalı vekilinin 15/12/2015 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden feragat ettiği ve davalı vekilinin temyizden feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davalının temyiz talebinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, nisbi temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
2- Davacı temyiz yönünden yapılan inceleme sonucunda;
a- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b- Davacı, davalı işverence yıllık izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını iddia ederek yıllık izin ücreti alacağı talep etmiş, davalı ise izinlerin kullandırıldığını savunmuştur.
Mahkemece işverence sunulan yıllık izin defteri ve imzalı izin cetvellerine göre hak kazanılan iznin kullandırıldığı kabul edilmiştir.
Davalı tarafça sunulan izin defterinde yıllık izin kullanma süresi gösterilmiş ise de imza bu sürenin karşısında değil üst kısımda yer almaktadır ve davacı bu belgenin geçersiz olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece davacının bu itirazı gözetilerek, işverenden açıklanan kaydı doğrulayan imzalı puantaj belgesi gibi bir belge olup olmadığı sorularak, ibrazı halinde değerlendirilmeli aksi halde davacının söz konusu izni kullanmadığı kabul edilmelidir.
c- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asgari geçim indirimi alacağı hesaplanırken imzalı bordro dönemleri dışlanmıştır. Ancak davacının ücret alacağı hesaplanırken bir kısım bordro bedellerinin karşılığının tam olarak ödenmediği kabul edilmiştir. Buna göre bordrolar ve banka ödeme kayıtları karşılaştırılarak sadece davacı imzası olan ve karşılığının ödendiği görülen aylar hesaplamada dışlanmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy