MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01/06/2008 tarihinden itibaren T.C. ... Belediye Başkanlığından hizmet ihalesini alan taşeron firmalar bünyesinde sürekli ve kesintisiz olarak 28/01/2013 gününe kadar kütüphane sorumlusu ve tiyatro hocası olarak çalıştığını, 28/01/2013 günü kültür merkezinde hazırladığı skeçlerin sunumu sırasında ses sisteminde yaşanan aksaklıklar sebebiyle bizzat belediye başkanı tarafından işten atıldığını, yaşanan aksaklıkların davacıdan kaynaklanmadığını ve ses düzenininden davacının sorumlu olmadığını işverene anlattığını,iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili,davalı idare ile davacı arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davalı idarenin normal mesai saatlerinin 08.00 -16.30 olduğunu, davalı idarede tüm çalışanların ve işçilerin öğle yemeği hizmetinden faydalanmalarının aylık ücretlerinden belli oranda bir kesinti yapılması şartına bağlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ARC şirketi davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacının iş sözleşmesini kıdem ve ihbara hak kazanmayacak şekilde sonlandırdığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C. ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı T.C. ...'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, dava dilekçesinde 100 TL kıdem tazminatı, 2.000 TL ihbar tazminatı ve 400 TL fazla mesai ücret alacağı olmak üzere üç kalem talep etmiştir.
Yapılan yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla mesai ücret alacağı olmadığı belirlenmiş ancak talep edilmediği halde dini bayram çalışma ücreti karşılığı 451,68 TL hesaplandığı belirtilmiştir. Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporu alındıktan sonra verdiği ıslah dilekçesinde fazla mesai ücret alacağına yönelik bir açıklamada bulunmamış ve dava dilekçesinde talep etmediği halde ulusal bayram ve genel tatil ücreti adı altında dava dilekçesinde fazla mesai ücret alacağı olarak istenen ilk 400 TL’lik talebini 51,68 TL arttırılarak dini bayram çalışması adı altında 451,68 TL’ye çıkarmıştır.
Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı ile bayram tatil ücret alacağı hüküm altına alınmış olup; fazla mesai ücret alacağına yönelik bir açıklamada bulunulmamış ve hükümde de fazla mesai ücret alacağı ile ilgili bir karar verilmemiştir.
HMK’nın 297/2. maddesi gereğince mahkeme tüm taleplerle ilgili olumlu-olumsuz bir karar vermek zorundadır.
Dairemiz uygulamasında aynı iş akdinden kaynaklanan bir alacak kalemi dava dilekçesinde istenmese dahi ıslah yoluyla istenebilir.Ancak tam ıslah yapılmadığı sürece bir alacak kaleminin başka bir alacak kalemine yani somut uyuşmazlıkta fazla mesai ücret alacağı talebinin dini bayram çalışma ücret alacağına tahvil edilmesi mümkün değildir. Davacı vekilinin dini bayram çalışma ücret alacağına yönelik talebi tam ıslah olmayıp yeni bir taleptir. Islah ile talep edilen dini bayram alacağının harcı yatırılan kısmı ise sadece 51,68 TL’dir. Mahkemenin hüküm altına aldığı 451,68 TL’nin 400 TL’si ise dava dilekçesinde istenen ve ispatlanamayan fazla mesai ücret alacağıdır.
Buna göre mahkemece kıdem ve ihbar tazminatları talepleri şimdiki gibi kabul edilmeli, bayram tatil ücret alacağı olarak sadece 51,68 TL ıslah harç tarihinden faiz başlatılarak hüküm altına alınmalı ve fazla mesai ücret alacağı ise reddedilmelidir.
Mahkemece bu hususlara uyulmayan kararın bozulması gerekmiştir.
3-Mahkeme kararı HMK 297/2.maddesi gereğince açık ve tereddütsüz olmalıdır.
Bu bağlamda;
a)Hüküm altına alınan harç miktarında toplamda kaç TL harç alınmasının gerektiğinin, kaç TL peşin harcın mahsup edildiğinin harca ilişkin paragrafta yazılmaması ve ayrıca davalılardan tahsiline karar verilen harcın ne yapılacağının belirtilmemesi,
b)Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
c)Vekalet ücretinin vekil ile temsil edilen asil için takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretinin asil yerine vekil yararına hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.