MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarıldığını, müvekkilinin asıl işveren ... personeli olarak çalışıp işe girişinin...isimli şirket adına yapıldığını, müvekkilinden sonra yerine başka bir işçinin alındığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacı işçinin müvekkil şirket işçisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı...Sosyal Hizmetler ve Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, ... isimli şirketten gelen yazı üzerine personel azaltılmasına gidildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davalılar tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davacı işçinin iş akdinin feshedildiği, işçiye yapılan fesih bildiriminin 10.04.2015 tarihinde yapılmadığı, davacı işçinin iradesi hesaba uğratılarak belgeye bu tarihi aktarıldığı, davacı tanıklarının beyanlarından açıkça anlaşıldığı üzere davacının işten çıkarıldığı 12.05.2015 tarihi itibariyle sözlü olarak işten çıkarılıp ardından yazılı fesih işlemlerinin yapıldığı, burada davalıdan geçmiş tarihli belgelerin alındığı sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinin 10.04.2015 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, bildirimin hem üstünde hem altında olmak üzere iki ayrı yerde birisi kalemle diğeri bilgisayarla tarihin yazıldığı görülmüştür.
Davacı, iş akdinin 12.05.2015 tarihinde feshedildiğini, fesih bildiriminin 12.05.2015 tarihinde imzalatılmasına karşın bildirime baskı yoluyla 10.04.2015 tarihinin yazdırıldığını, bu sırada sadece davalı...Sosyal Hizmetler şirketi yetkilisinin bulunduğunu iddia etmiştir. Davacı irade fesadı iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını ispat etmek durumunda olup, davacı tarafından dinletilen tanık beyanlarının somut ve görgüye dayalı olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra 29.05.2015 tarihinde açıldığı anlaşıldığından hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçeler ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 200.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine,
Kesin olarak 06.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.