MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/12/2009-18/04/2014 tarihleri arasında davalı işyerinde kurumsal satış departmanında personel olarak çalıştığını, en son net maaşının 2.658,52 TL olduğunu, davalı işyerinde son üç yıldır fazla çalıştığını ve karşılığının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 02/12/2009-07/03/2014 tarihle arasında otel satış ve biletleme yetkilisi olarak çalıştığını, son aylık brüt maaşının 2.500,03 TL olduğunu, davacının kendi istifa ettiğini, usulsüz fesih olup kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, fazla çalışma alacağına hak kazanmadığını, çalıştığı süre zarfında 46.831,92 TL prim aldığını, bayram tatili ve hafta sonu tatili alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Buna göre aylık 22,5 saat/haftalık 5,2 saat fazla çalışma ücretinin temel ücret içinde ödendiği sonucuna varılmaktadır. Sözleşmedeki kuralın geçerli olabilmesi için kararlaştırılan ücretin, asgari ücrete ilave olarak aylık 22,5 saat fazla çalışmanın zamlı kısmını aşacak şekilde belirlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı işyerinde fazla mesai yaptığını ve karşılığı ücretlerin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise davacının aylık ücrete dahil olan saatin üzerinde fazla mesai yapmadığını savunmuştur.
Mahkemece dinlenilen tanık beyanlarından davacının işyerinde hafta içi 5 gün 09:00-18:30, cumartesi günü ise 10:00-16:00 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı yukarıda açıklanan standart mesaisi dışında kendisine verilen laptop ile çalışmaya devam ederek ayrıca fazla mesai yaptığını iddia etmiş ise de, bu çalışma iddiası hesaplamaya elverişli şekilde somutlaştırılıp kanıtlanmamıştır.
Sonuç itibariyle, davacının yukarıda açıklanan çalışma şeklinde hafta içi 1 saat, cumartesi günü ise yarım saat ara dinlenme kullandığı, buna göre haftada 48 saat çalışarak haftada 3 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte taraflar arasında imzalanan 01.12.2009 tarihli bireysel iş akdinin 5. maddesindeki aylık ücretin fazla mesai ücretlerini de kapsadığı düzenlemesi dikkate alındığında haftalık 3 saatlik fazla mesainin aylık ücretle birlikte davacıya ödendiği sonucuna varılmaktadır. Davacının aylık ücrete dahil olanı aşacak şekilde fazla mesai yaptığını kanıtlayamadığı gözetilerek fazla mesai ücreti talebinin reddi gerekirken, eksik inceleme ile talebin kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy