MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili 07/08/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili iş yerinde 18/04/2009-28/02/2011 tarihleri arasında asgari ücreti mukabilinde takip memuru olarak çalıştığını, iş akdinin performans düşüklüğü, mazeretsiz ve işe geç gelmesi, icra dosyalarında işlem yapmamış ve sorumsuz davranışları nedeniyle haklı olarak fesih edildiğini, fesih tarihinde üzerinde 8.200,00 TL masraf avansı bulunduğunu, avansları iade etmeden iş yeri ile ilişiğini kestiğini, davalı aleyhine Kadıköy 2. İcra Müd. 2012/2866 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz neticesinde İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesinin 2013/75 sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, 29.05.2013 tarihli duruşmada gecikme nedeniyle hazır bulunamadığından açılmamış sayılmasına karar verilmiş, taraflar arasında görülen başka bir davada ... İş Mahkemesinin 2012/4 sayılı davasında davalının kendi şahidi “kendisinde iş avanslarının kaldığını söyledi, miktarını söylemedi” şeklinde ifade verdiğini iddia ederek söz konusu tutarın temerrüd tarihinden bu yana faizi ile birlikte iadesine ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili 04/09/2015 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2013/241 E. sayılı dosyası ile işçilik alacağı davasının görüldüğünü, davalarının kısmen kabul edildiğini, dosyanın şuan Yargıtay'da olduğunu, davacının müvekkili aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2012/2866 esas sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını, yaptıkları itiraz neticesinde İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesinde 2013/75 esas sayılı dosyada itirazın iptali davası açıldığını, davanın takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bunun neticesinde davanın alacak davası olarak huzurda tekrar açıldığını, davacının açmış olduğu davanın amacının müvekkilinin yasal haklarını haksız ve mesnetsiz kötü niyetli dava yoluyla engellemekten başka bir şey olmadığını, müvekkilinin davacı yanında avukat katibi olarak çalıştığını, davacının sunduğu banka ekstresi ve talimatlarında da görüleceği gibi anılan paraların davacının talimatıyla davacının işi için bankadan çekildiğini, çektiği parayı aynen iade ettiğini, talimat yoluyla para çekilmesinin mutad bir işlem olduğunu, müvekkilinin davacı adına çok sayıda para çektiğini ve davacıya iade ettiğini, kaldı ki masraf olarak verildiği anlamına gelmemek üzere bu para eğer masraf olarak verilmiş ise adı gelen talimatlara bir not düşülerek masraf olarak verildiğinin yazılması gerektiğini davacının tüm amacının takas mahsup yapabilmek için fiili durum yaratmak olduğunu, müvekkilin işten çıkartırken böyle bir talebinin olmadığını, kaldı ki 2010 yılı içinde 2 kez talimat ile bankadan para çektirdiğini, işten çıkarılış tarihi olan 28/02/2011 e kadar maaşını kesinti yapmadan ödediğini, müvekkiline bu paraları borç verse müvekkilinin maaşından kesinti yapar yada işten çıkartırken söz konusu paralar için bir işlem yapacağını, üzerinden 1 sene geçtikten sonra müvekkliinin işten çıkardıktan sonra bile alacağını aramayan davacının kendilerinin haklarını aradıklarında böyle bir yola başvurmasının dürüstlükle bağdaşmayacağını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe :
Davacı avukat olarak görev yaptığını, davalının yanında takip memuru olarak çalıştığını ve davalının bu süreç içerisinde üç ayrı tarihte toplam 8.200,00 TL parayı kendisinin verdiği yetkiye istinaden çektiğini ancak avansın masraf olarak işte kullanıldığını ispatlayamadığı gibi parayı da teslim etmediğini iddia ederek 8200,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı işçi vekili yukarıda belirtildiği üzere cevap dilekçesinin 2 numaralı bendinde davacının sunduğu belgelerden de görüleceği üzere müvekkilinin anılan paraları davacının verdiği talimatla davacının işi için bankadan çektiğini, müvekkilinin çektiği parayı aynen davacıya iade ettiğini açıklamıştır.
Dava işveren davacının işçisine teslim edilen iş avansının istirdatına yöneliktir. Avansın işçiye verildiği ispat yükü davacı işverende, ispatlandığı takdirde avansın usulüne uygun harcanıp kapatıldığı yada işverene teslim edildiği ispat yükü davalı işçiye aittir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden banka dekontları ve özellikle davalı vekilinin 2. bentteki açıklamalarından, ikrarından davalı işçinin davacı işveren avukatın banka hesabından üç ayrı tarihte olmak üzere toplam 8.200,00 TL parayı çektiği sabittir. Davacı işveren avansın alındığını kanıtlamıştır. Davacı işverene ait olduğu tartışmasız olan 8200,00 TL’nin iş için kullanıldığını yada işverene teslim edildiğini ispat yükü davalı işçiye ait olup, davalı işçi bu parayı işverene iade ettiğine dair hiçbir delil sunmadığından davanın kötü niyet tazminatı dışında kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.