MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 09.01.1998-03.05.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin feshi nedeniyle Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 2011/517 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada feshin geçersizliğine karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine bozulması sonucu 2013/144 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, davacının işe başlama talebinde bulunmasına rağmen başlatılmadığını, işçilik alacaklarının davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücreti üzerinden ve TİS zam oranları dikkate alınarak ödenmesi gerekirken sadece 13.232,30 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ilave tediye, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin ihbar öneli kullandırılarak feshedildiğini, davacının kıdem tazminatı alacağının ilgili icra dosyalarına ödendiğini ayrıca 04.02.2014 tarihinde davacı vekiline 13.232,30 TL ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi fesih bildiriminde yer alan 13 yıl 10 ay 14 gün olarak kabul edilmiştir. Hizmet süresi yönünden fesih bildiriminde geçen hatalı süre yerine SGK kayıtlarında geçen süreye itibar olunmalıdır. Buna göre, 13 yıl 3 ay 6 gün olan hizmet süresine boşta geçen süre ilavesiyle davacının yasal hakları belirlenmelidir.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda boşta geçen süre ücreti hesabında aile yardımı eklenmiş olup, davalı işveren davacının eşinden boşandığı iddiasında olmakla bu yönde gerekli araştırmaya gidilerek sözü edilen yardımın boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar hesabında dikkate alınıp alınmayacağı belirlenerek hüküm kurulmalıdır.
4-İlave tediye alacakları bakımından 1998-2004 yılları arasını kapsayan ve davacı imzasını taşımadığı için itibar edilmeyen dönem bordroları dosyada mevcut olup, davalı vekili tarafından ek temyiz dilekçesi ekinde bu döneme ait olduğu belirtilen bir kısım banka ödeme belgeleri dosyaya sunulmuştur. Mahkemece ödeme itirazı anlamına gelen bu savunma üzerinde durulmalı ve istek konusu dönemler ilave tediye ücretlerinin ödenip ödenmediği belirlenmeli, ödeme yapılmışsa en son fesihten sonra ödenen 13.232,30 TL diğer işçilik alacaklarından muacceliyet sırasına göre mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.
5-Dosyaya ek temyiz dilekçesiyle sunulan ve boşta geçen süre ücretine ilişkin olduğu belirtilen 10.110,25 TL ödeme makbuzu itiraz mahiyetinde olmakla hakkın ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti bakımından Mahkemece dikkate alınmalıdır. Sözü geçen belgelerin değerlendirilebilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.