MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde 24.11.2008-19.09.2013 tarihleri arasında özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ilk 4 ay iki vardiyada haftalık 15 saat fazla mesai yapacak şekilde çalıştığını, daha sonra çalışma düzeninin değiştiğini, 12'şer saatlik ikili vardiya sisteminde 2 gün izin ile haftalık 60 saat çalıştırıldığını, haftada 15 saat fazla mesai yapan müvekkilinin yılda yasal sınır olan 270 saatin çok üzerinde çalışma yapmış olduğunu, bayram ve resmi tatillerde de aynı düzende çalışmasına rağmen tatil alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 24.11.2008-19.09.2013 tarihleri arasında müvekkili şirkette özel güvenlik görevlisi olarak çalışıp işten ayrıldığını, işyerindeki çalışma düzeninin iki gün 08:00 - 20:00 saatleri arasında, sonraki iki gün 20:00 - 08:00 saatleri arasında ve sonraki 2 gün dinlenme şeklinde olduğunu, bu çalışma saatlerinin davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi haftada 60 saate tekabül ettiğini, ancak davacının fazla çalışma sürelerine ilişkin ücretlerinin ödendiğini, çalıştığı projelerde hastalanma ve benzeri nedenlerle eleman eksikliği yaşandığında mesaiye kalmak isteyen güvenlik görevlisinin mesaiye kaldığını, davacının bayram ve resmi tatil günlerine tekabül eden çalışmaları için hak ettiği ücretlerin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iddia ettiği tutarda ücret aldığı ve SGK bildiriminin gerçek ücret üzerinden yapılmadığı, buna göre davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyada mevcut imzasız ücret bordrolarının bir kısmında fazla mesai tahakkukları bulunduğu ve ödemelere ilişkin banka dekontlarının sunulduğu görülmüştür. Mahkemece ilgili kayıtlar karşılaştırılarak ödendiği anlaşılan fazla mesai tutarlarının hesaplama sırasında taktiri indirim yapıldıktan sonra mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
3-Mahkemece net 7.936,34 TL kıdem tazminatına hükmedilmesi yerinde ise de, bu miktarın 1.000,00 TL'sinin fesih tarihinden, 6.715,68 TL'sinin dava tarihinden itibaren tahsiline karar verilerek toplam kıdem tazminatı tutarı konusunda çelişki yaratılması 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesine aykırıdır.
4-Belirsiz alacak davasında faiz başlangıcına ilişkin Dairemiz uygulaması aynen kısmi davada olduğu gibi davadan önce temerrüt yoksa dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi şeklindedir.
Açıklanan nedenle davacının kabul edilen fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy