MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalıya ait işyerinde 21.10.2011-21.02.2014 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak aylık net 1.850 TL ücretle çalıştığını, 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 gün prim ödeme gün sayısını doldurması nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, 28.03.2014 tarihli ihtarname ile hakedişlerini talep etmesine rağmen ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının başka bir şirkette çalışmak amacıyla işten ayrıldığını, ancak kıdem tazminatı alabilmek için emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını belirttiğini, davacının aldığını iddia ettiği ücretin içinde satış primide olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle davacı tanığı ...’ın anlatımlarından davalı işyerinde satış temsilcisi olarak çalışan davacının yaptığı satış üzerinden prim aldığı, dolayısıyla fazla mesaisine bağlı olarak satış miktarının ve aldığı prim miktarınında arttığı anlaşılmaktadır. Bu şekildeki çalışmada Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre, davacının yaptığı çalışmada, fazla mesai ücretinin zamsız karşılığını aldığı, sadece zamlı kısmını alamadığı kabul edilerek, fazla mesai ücreti hesabının 0,5 katsayısı yerine 1,5 katsayı üzerinden yapılması hatalıdır.
3-Kabule göre; bilirkişinin 1,5 katsayı üzerinden 5.885,26 TL olarak hesapladığı fazla mesai ücretinin %30 karineye dayalı makul indirim sonrası 4.119,68 TL yerine, anlaşılamayan bir nedenle 1.373,23 TL olarak hüküm altına alınması isabetsizdir.
4-Yargılama sonunda sadece 100,00 TL yıllık izin ücreti talebi reddedildiği halde, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ün 13. maddesi uyarınca, 100,00 TL red ücreti vekalet yerine, 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
5-Yeni kurulacak hükümde hak edilen fazla mesai ücretinin yeniden hesaplanacağı, bu nedenle yargılama sonunda red-kabul oranlarının değişeceği hususları da gözden kaçırılmamalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.